Kapat
A+ A-

Ancak Nobel’i kazanınca Wikipedia’da yer alabildi

Strickland’ın Nobel yolculuğu bilim kadını olmanın zorluğunu gözler önüne serdi. Vera Rubin ne yazık ki onu kadar şanslı değildi.
Yayınlanma tarihi: 05 Ekim 2018 Cuma, 23:11

 [Haber görseli]

CERN’de görevli bir bilim insanının “Fizik erkekler tarafından inşa edildi” demesinin üzerinden pek de fazla bir zaman geçmemişti ki 2018 Nobel Fizik Ödülü’nü bir bilim kadınının kazandığı açıklandı. Ve kısa süre içinde ortaya çıktı ki, Nobel’in 116 yıllık  tarihinde fizik ödülünü kazanan üçüncü bilim kadını olan Donna Strickland ’in dünyanın en ünlü ücretsiz internet ansiklopedisi olan (ve hâlâ Türkiye’de erişimin yasak olduğu) Wikipedia’da bir sayfası yoktu. Daha da ilginci mayıs ayında Strickland’in çalışmalarını anlatan bir yazı birileri tarafından hazırlanarak Wikipedia editörlerine yayına alınması için gönderilmiş ama yeterince ünlü olmadığı ve makalesinin çok önemli olmadığı gerekçesiyle reddedilmişti. Ve belki bir o kadar ilginç olan husus, Strickland’in öğretim üyesi olduğu Kanada Waterloo Üniversitesi tarafından profesörlüğe layık görülmemesi. Tüm bunlar bilim dünyasında  kadın olmanın zorluklarını bir kez daha gözler önüne sermesi açısından önemli. Geçtiğimiz 8 Mart’ta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde “Keşifleri kadınlar yaptı, ödülleri erkekler kaptı” başlığı ile yayınladığımız yazıda “Pek çok bilim kadınının, çığır açan keşifleri hak ettikleri ilgiyi görmedi. Gözlem yapmak, hipotez önermek, deneyler yapmak ya da sadece çalışmak için bile yeterince fırsat elde edemediler. Tüm bunlara rağmen başarılı olsalar bile, çalışmaları erkek meslektaşlarına mal edildi ve tarih kitaplarına giremedi” deyip tarihte çığır açan fakat keşifleri ellerinden alınan ve erkeklerin gölgesinde kalan bilim kadınlarını sıralamıştık: Vera Rubin, Cecilia Payne, Chien Shiung Wu, Nettie Stevens, Ida Tacke, Henrietta Leavitt, Jocelyn Bell Burnell, Rosalind Franklin, Lise Meitner...

Vera Rubin’in öyküsü

Değerleri, çok sonra anlaşıldı. İçlerinden bazıları Nobel ödülü için fark edildiler ama bu kez de başka bir sorun ortaya çıktı. Çünkü artık yaşamıyorlardı. Bu yazıda içlerinden birinin Vera Rubin’in öyküsünü ele aldık.

Rubin’in bilimsel kariyeri acımasız eleştiri ve düşmanlıklarla dolu. Princeton Üniversitesi’nde astronomi programına yaptığı başvuru ‘kadınlara izin verilmediği’ gerekçesiyle reddedildi (bu yasak 1975’e dek sürdü).

Ama bunlar Rubin’i yıldırmadı. Georgetown Üniversitesi’nde doktorasını yaparken, meslektaşı Kent Ford ile birlikte galaksilerin dışındaki yıldızların, merkezindeki yıldızlarla eşleşen bir yörünge hızına sahip olduğunu gözlemleyen ilk kişiler oldular. Rubin dönüş eğrileri üzerine çalışmaya devam ederek, galaksilerin açısal hareketinin tahmin edilenden farklı olduğunu ortaya çıkardı. Ancak erkek meslektaşları bulgularının Newton yasalarına ters düştüğünü ve yanlış bir hesaplama yapıldığını düşünüyorlardı. Doktora tezi hem eleştirildi hem de göz ardı edildi. Ancak yıllar sonra değeri anlaşıldı.
Karanlık maddeyi keşfederek astronomi alanında yeni bir alan yaratan Rubin, yıllarca Nobel Fizik Ödülü’nü kazanacağı düşünülen bir adaydı. Fakat Nobel alamadan 88 yaşında öldü.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer