Hasankeyf için uluslararası imza kampanyası: Geç değil!

Tarihi 12 bin yıl önceye giden, birçok istilayı atlatan Hasankeyf’i sular altında bırakacak olan Ilısu Barajı’nda 10 Haziran 2019’da su tutulmaya başlanacak. Hasankeyf için Türkiye’den ve dünya çapından 75 Sivil Toplum Örgütü (STK) ‘Acil Çağrı’ adı altında metin yayınladı.
Yayınlanma tarihi: 15 Mayıs 2019 Çarşamba, 10:50

12 bin yıllık tarihi geçmişe sahip Batman’ın antik ilçesi Hasankeyf’i su altında bırakacak olan Ilısu Barajı’nın kapakları 10 Haziran 2019’da kapatılarak su tutulmaya başlanacak. Bir açık hava müzesi olan antik ilçe kısa bir süre sonra binlerce yıllık tarihi ve anılarıyla birlikte Dicle nehri üzerine inşa edilen barajın suları altında bırakılması planlanıyor. Bugün itibariyle halkın da tarihi kentten taşınmak zorunda bırakıldığı Hasankeyf’te halkın Haziran sonuna kadar boşaltması bekleniliyor.

Hasankeyf için Ilısu Barajı Projesi’nde su tutulmasına karşı başta bu baraj projesinden doğrudan etkilenecek yerel mücadeleler ve dünyanın farklı yerlerinde doğa mücadelelesi yürüten 75 STK, Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi’nin (HYG) ve Mezopotamya Ekomoji Hareketi'nin çağrısıyla “Türk hükümeti ve Uluslararası Kamuoyuna Acil Çağrı” adıyla imza metni yayınladı. Türkiye ve Almanya’dan Dünya Miras Nöbeti’nin (WHW), ABD’den Dünya Hukuk Merkezi (Earth Law Centre), Rusya’dan Uluslarası Sosyo-Ekolojik Birlik, Hollanda’dan Çokuluslu Şirketleri Araştırma Merkezi (SOMO) ile birlikte dünya çapından taplam 75 STK “Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin Kurtarılması İçin Geç Değildir! Ilısu Barajı’nda Su Tutulmasın!” başlıklı çağrı metinde “Türk Hükümeti’ne ne Haziran ayında ne de sonrasında su tutmamasını ve Ilısu Baraj Projesi’ni durdurması çağrısını yapıyoruz! Yerel halkın bütün kesimleriyle, Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin geleceğiyle ilgili eşit düzeyde, katılımcı ve şeffaf bir diyalog süreci sonucu ortaya çıkacak sonuçlara göre hareket edilmesi gerekiyor” ifadeleri kullanıldı.

‘Hasankeyf, Göbekli Tepe’nin ikizi’

75 STK’nin imzaladığı çağrı metninde şu ifadelere yer verildi:

“İnsan toplulukları 12 bin yıldır aralıksız bir şekilde Dicle Nehri’nin kıyılarına kurulan Hasankeyf’te yaşıyor. Onlarca kültürün emeğiyle inşa edilen ve dünyada benzeri az olan bu yerleşim yeri, Dicle Nehri kıyısı, küçük vadileri ve bitişik kayaları üzerinde yaratıldı! Son yıllarda yapılan kazılar, Hasankeyf’te henüz açığa çıkarılmamış büyük bir kültürel mirasın olduğunu gösteriyor. Yapılan bağımsız incelemelere göre, Hasankeyf’in Kapadokya, Efes ve Truva değerinde bir miras alanı olduğu düşünülmektedir. Hasankeyf, UNESCO’nun 10 kriterinden 9’una sahip evrensel bir değerdir. Uluslararası bilim çevrelerinin yaptığı çalışmalara göre, yerleşik hayatın başlaması konusunda, Hasankeyf’in, Göbekli Tepe’nin ikizi olduğu tahmin edilmektedir.

‘Dünya Miras Listesine aldırmak için ciddi çaba içerisinde...’

Türk hükümeti, Göbekli Tepe’yi, olması gerektiği gibi, UNESCO Dünya Miras Listesine aldırmak için ciddi çaba içerisinde olurken, Hasankeyf ve çevresindeki Dicle Vadisi’ni, inşaatı büyük oranda tamamlanmış Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali Projesi’nin suları altına gömmeyi planlamaktadır. Mart 2019’da yapılan resmi açıklamalara göre; 10 Haziran 2019’da Ilısu Barajına su tutulmaya başlanacak ve Ekim ayında suni göllerin sularının Hasankeyf’e ulaşacağı tahmin edilmektedir.

‘Dünyada yoğunca eleştirilmektedir’

Ilısu Projesi baştan sona yanlış ve yıkım getiren bir projedir. Yerelde olduğu gibi Türkiye, Irak, Suriye ve dünyada yoğunca eleştirilmektedir. İddia edildiği üzere yereldeki topluma herhangi bir sosyo-ekonomik yararı yoktur. Başta Hasankeyf olmak üzere Yukarı Mezopotamya bölgesinin önemli bir kültürel miras alanını sular altında bıraktığı gibi, on binlerce insanı yoksulluğa sürükleyecek ve halen çok önemli bir biyo-çeşitliliğe sahip Dicle Vadisi’nin yok olmasını beraberinde getirecektir. Ilısu projesinin akış aşağı bölge üzerinde çok olumsuz etkileri olacaktır; bu çerçevede özellikle çok sayıda Irak şehrinin içme suyu temininde ciddi sorunlar çıkacak ve Irak tarımı büyük risk altına girecektir. UNESCO Dünya Miras Listesinde bulunan ve Ortadoğu’nun en büyük sulak alanı olan Mezopotamya Sazlıklarına ulaşan suda ciddi azalma bu risklerin en başında gelmektedir.

‘Halen kurtarabileceğimiz...’

Ilısu Projesi’nde sona yaklaşılmış olsa da, bunun iptali ile; başta doğrudan etkilenen beş il olmak üzere, Türkiye ve Irak toplumlarının ekonomik, sosyal, kültürel ve ekolojik olarak çok ileri düzeyde faydalanacağına kesinlikle inanmaktayız. Son bir kaç yıldır Hasankeyf’te, “eserlerin Yeni Hasankeyf’e taşınması” ve “kayaların sağlamlaştırılması” adı altında fiziki müdahalelerle ciddi bir yıkım yaşanmış olsa da halen kurtarabileceğimiz kültürel miras çok fazladır.

‘Durdurması çağrısını yapıyoruz!’

Türk Hükümeti’ne ne Haziran ayında ne de sonrasında su tutmamasını ve Ilısu Baraj Projesi’ni durdurması çağrısını yapıyoruz! Yerel halkın bütün kesimleriyle, Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin geleceğiyle ilgili eşit düzeyde, katılımcı ve şeffaf bir diyalog süreci sonucu ortaya çıkacak sonuçlara göre hareket edilmesi gerekiyor. İkincil olarak yerine getirilmesi gereken talebimiz, Irak ve Suriye ile uluslararası hukuka göre karşılıklı uzlaşı sonucu bir anlaşmanın sağlanması ve Mezopotamya Sazlıklarına kadar yeterli miktarda debinin garantilenmesidir!
Türkiye, Irak, Suriye ve dünyada taleplerimizi destekleyen bütün kesimlere, bu çağrımızı desteklemelerini ve Türk hükümetine yönelik benzeri taleplerin ifade edilmesi çağrısını yapıyoruz!”

İmzalayıcılar:

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi, Türkiye
Dicle’yi Yaşatma Kampanyası, Irak
Dağ Nöbeti (Mountain Watch), İran
Dicle Savunucuları (Humat Dijlah), Irak
Rojava’yı Yeniden Yeşillendir Kampanyası, Suriye
Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Türkiye
Irak Su Koruyucuları (Waterkeeper Iraq), Irak Kürdistanı Bölgesi
Hasankeyf Matters, Türkiye
Irak Sivil Toplum Dayanışma Girişimi (ICCSI), Irak
Ekoloji Birliği, Türkiye
Munzur Çevre Derneği, Türkiye
Irak Sosyal Forumu
Yeşil Öfke Ekoloji Kolektifi, Türkiye
People's Campaign to Support Kind Zagros, Iran
TMMOB Batman Il Koordinasyon Kurulu
Sivil Kalkınma Örgütü (CDO), Irak Kürdistan Bölgesi
Su Hakkı Kampanyası, Türkiye
350 Ankara, Türkiye
Çoruh Koruma Birliği, Türkiye
Yaşam ve Dayanışma Yolcuları, Türkiye
Yeşil Direniş – Ekoloji ve Yaşam Gazetesi, Türkiye
Antalya Ekoloji Meclisi, Türkiye
Alakır Kardeşliği, Türkiye
HDK Ekoloji Meclisi, Türkiye
Lübnan Eko Hareketi
Eko-Vicdan, Tunus
Halkların Adalet ve Tazminat Savunması Vakfı, Güney Afrika
Sınır Tanımayan Nehirler Uluslararası Koalisyon (Rivers without Boundaries International Coalition), Asya
Balıkçılar Forumu, Pakistan
Çevre Destek Grubu, Hindistan
Suyun Savunması ve Suya Erişim Hakkının için Enter-Amerika Duyarlılık Ağı (Red VIDA), Amerika Kıtası
Sürdürebilir Şili, Şili
Nisan Vakfı (Fundacion Abril), Bolivya
Su, Toprak ve Çevreyi Savunma Hareketi (MODATIMA), Şili
Barajlardan Ekilenlerin Hareketi (MAB), Brezilya
Dünyanın Dostları, El Salvador
Avrupa Su Hareketi
Earth Thrive, Balkan
Ekologistak Martxan, Bask Ülkesi
Yeni Su Kültürü Ağı (XNCA), Katalonya
Eylem içinde Ekolojistler, İspanya
Dünya Miras Nöbeti (WHW), Almanya
Ebro Nehirinin Savunma Platformu, Katalonya
UPP – Un Ponte Per, Italya
Karşı Akım (CounterCurrent), Almanya
The Corner House, Birleşik Krallık
Dünyanın Dostları, Fransa
Italya Su Forumu Hareketleri
Riverwatch – Nehirlerin Korunması Topluluğu, Avusturya
Hayvanlar Hisseden Varlıklardır (Animals Are Sentient Beings), ABD
Île-de-France Su Koordinasyonu, Fransa
Plan C, Birleşik Krallık
Shoal Kollektifi, Birleşik Krallık
Hasankeyf Girişimi Berlin, Almanya
Tarım ve Ticaret Politkası Enstitüsü, ABD
İyi Müşterek Su Koordinasyonu (Coordination EAU bien commun), Fransa
Urgewald, Almanya
Idle No More SF Bay (Kaliforniya’da yerli bir halk), ABD
EkoKadınlar (EcoMujer), Almanya
Tatlı Su Hesap Verebilirlik Projesi (FreshWater Accountability Project), ABD
Kaya Gazsız Zaragoza Vatandaşlar Platformu, Ispanya
Alborado Halk Kültür Derneği, İspanya
Uluslarası Nehirler, ABD
Solifonds, İsviçre
Çokuluslu Şirketleri Araştırma Merkezi (SOMO), Hollanda
Ekolojik Merkez DRONT, Rusya
Ekososyalist Ufuklar, ABD
Uluslarası Sosyo-Ekolojik Birlik, Rusya
Bioçeşitlilik Koruma Merkezi, Rusya
Dünya Hukuk Merkezi (Earth Law Centre), USA
Yeşil Anti-Kapitalist Cephe, Birleşik Krallık
Cambridge Toplumsal Ekology Grubu, Birleşik Krallık

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi’nin (HYG) çağrı metnin de şu ifadelere yer verildi:

Şimdiye kadar Türkiye, Irak ve dünyadan toplam 75 sivil toplum kuruluşu çağrıyı imzaladı. Önümüzdeki gün ve haftalarda imza almaya devam edeceğiz. Büyüyen imzacı listeyi şu web sitemizden takip edebilirsiniz: www.hasankeyfgirisimi.net

1) Sizden birinci ricamız bu çağrıyı en geniş şekilde yaymaktır.

2) Henüz yapmamışsanız, bu çağrının ait olduğunuz veya tanıdığınız sivil toplum kuruluşları tarafından imzalanmasıdır. Bunun için bize bir email ([email protected]) atmanız yeterlidir.

3) En kısa sürede toplu veya ayrı ayrı olarak Türk hükümetinde sorumlu kurum ve bakanlıklara çağrı metnini, son paragrafını çıkararak atmanızı rica ediyoruz. (birer kopyasını bize de ulaştırabilirseniz seviniriz). Email adresleri şunlar:

a) Türk hükümetinin başında olan Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan: [email protected]
b) Ilısu Projesi'nin uygulanmasından sorumlu kamu kuruluşu olan Devlet Su İşleri (DSI)'nın Genel Müdürü M. Aydın: [email protected]
c) DSİ'nın bağlı olduğu Tarım ve Orman Bakanlığı, bakan B. Pakdemirli: [email protected]
d) Hasankeyf gibi kültürel mirastan sorumlu olan ancak harekete geçmeyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, bakan M. Nuri Ersoy: [email protected]
e) HES gibi enerji politikalardan sorumlu olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, bakan Fatih Dönmez: [email protected]
Hasankeyf Yaşamımız, Dicle Kültürümüzdür!”

A+ A-
Cumhuriyet İMECESİ