A+ A-

HES projesini yargı 4 kez iptal etti ama inşaat da bitti

Antalya Kumluca'daki Alakır Nehri üzerinde yapımı süren Dereköy HES projesine karşı açılan 4 dava da kazanılmasına rağmen, HES inşaatının yüzde 95'i tamamlandı.
Paylaş
instela'da paylaş
DHA
Yayınlanma tarihi: 11 Mayıs 2017 Perşembe, 10:21

[Haber görseli]

Alakır Vadisi, Antalya'nın Kumluca İlçesi'nde 60 kilometre uzunluğu, 15 kilometreye ulaşan genişliğiyle 90 bin hektar alana yayılıyor. Türkiye'de HES'lere karşı en uzun soluklu mücadelelerden birinin sürdüğü vadide, Alakır Nehri'nde 4'ü faaliyette, 1'i inşaat, 3'ü de proje aşamasında 8 HES bulunuyor. Geçen hafta planlama aşamasındaki Alakır 2 HES için Danıştay 14'üncüsü Dairesi, davacılarla ilgili ehliyet ve süre aşımı yönünden verilen davanın reddi kararını onayarak, HES projesine geçit verdi.

İLK OLARAK 'ÇED GEREKLİ DEĞİL' İPTAL EDİLDİ
Nehir üzerindeki bir başka HES projesiyle ilgili de ilginç bir hukuki ve fiili süreç yaşandı. Dereköy Elektrik Üretim Tic. Ltd. şirketine, Dereköy Regülatörü ve HES için Antalya Valiliği'nce 25 Haziran 2010 tarihinde 'ÇED gerekli değildir' raporu verildi. Karara bölgede HES karşıtı mücadelenin önemli aktörlerinden Karacaören Doğa Kültür Turizm Tanıtma ve Dayanışma Derneği ile 17 kişi itiraz etti. Antalya 2'nci İdare Mahkemesi, 26 Nisan 2012 tarihli kararıyla 'ÇED gerekli değildir' kararını iptal etti.

İKİ KEZ VERİLEN ÇED OLUMLU RAPORU DA İPTAL EDİLDİ
Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 14 Ağustos 2013 tarihinde Dereköy Regülatörü ve HES projesi hakkında 'ÇED olumlu kararı' verdi. Bu rapora karşı da dava açıldı. 2013 yılı içinde Bakanlık tarafından yeni bir 'ÇED Olumlu' raporu daha verildi. Her iki rapor için yapılan temyizler üzerine Danıştay, Alakır havzasına ilişkin '1'inci Derece Doğal SİT' kararına atıfta bulunarak, Alakır Nehri üzerinde HES yapılmasına olanak bulunmadığına hükmetti. Danıştay kararında, Alakır havzasının habitat çeşitliliği, tür çeşitliliği ve genetik çeşitlilik bakımından zenginliğine, endemik tür veya popülasyonların varlığıyla da hem dünya ölçeğinde özgünlüğüne hem de bilimsel açıdan önemine dikkat çekildi.

2016'DA BİR ÇED OLUMLU DAHA VERİLDİ
Danıştay'ın kesinleşmiş kararına rağmen bakanlıkça firmaya 22 Kasım 2016 tarihinde bir kez daha ÇED Olumlu raporu verildi. Aynı davacılar bu rapora karşı da dava açtı. Antalya 4'üncü İdare Mahkemesi, ÇED Olumlu kararında hukuka uyarlık bulunmadığına hükmederek, yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

[Haber görseli]

4 DAVA KAZANILDI AMA İNŞAAT BİTTİ
Biri ÇED Gerekli Değildir, 2'si ÇED Olumlu raporu kararları Danıştay tarafından iptal edilen Dereköy HES'in inşaatı, mahkeme kararlarına rağmen devam ettirildi. Dereköy HES projesinin inşaatı yüzde 95'e yakın oranda tamamlanırken, HES için verilen 3'üncü ÇED Olumlu raporuna karşı açılan dördüncü davada da yürütmeyi durdurma kararı verildi. 

'İPTAL EDİLEN HER KARARA KARŞI YENİ OLUMLU RAPOR'
Davacıların avukatı Tuncay Koç, ilk olarak 2010'da verilen ÇED Gerekli Değildir kararına karşı açılan davayı, ardından 2013 yılında verilen iki ayrı ÇED Olumlu raporuna karşı açılan davaları kazandıklarını söyledi. Her iptal edilen karara karşı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 2009/7 genelgesiyle böyle şirketleri kurtarmak için yeni ÇED Olumlu raporları vermeye devam ettiğini belirten Tuncay Koç, “Geçen yıl kasım ayında bir yeni ÇED Olumlu raporu daha verildi. Biz de 1'inci Derece Doğal SİT alanı olarak kesinleşmiş karar olduğu için Alakır'da HES yapılamayacağından dolayı yeni dava açıyoruz. En son davada da mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi" dedi.

'ORTADA BİR ACAYİPLİK DURMAKTA'
Ancak Dereköy HES'in inşaatının bitmek üzere olduğuna dikkat çeken Tuncay Koç sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnşaatın durdurulması gerekiyor ve faaliyete geçmemesi konusunda çaba göstereceğiz. Nehir üzerindeki başka bir proje Alakır-2 HES için açtığımız davayı kaybetmiştik. Oradaki davayı kaybettik ama orada HES yapılmadı, burada ise davaların tümünü kazandık ama HES projesi bitmek üzere. Bu da ortada bir acayiplik olarak durmakta. Alakır'ın SİT olma kararı da hala geçerli."

FOTOĞRAFLI

Comment disclaimer