Kapat
A+ A-

Arslanköy kadınları festivalde

Zehra İpşiroğlu / Almanya (Stuttgart)
Yayınlanma tarihi: 2 Aralık 2018 Pazar, 12:47

[Haber görseli]

 Ana başörtüsünü çekiştirerek bağrışıyor, öfkesi evde aylak aylak oturan babaya. Baba ise söylenip duruyor; elindeki dosyanın sayfalarını tükürükleyerek rolünü okurken sayfaları birbirine karıştırıyor, dişi kırılmış olduğu için de sızlanıyor. Gülüşmeler...

Anayı oynayan Ümmiye Koçak, baba rolündeki oyuncuya alçak sesle rolünü hatırlatırken kahkahalar yükseliyor. Hapishaneden yeni çıkmış olan oğlun içeri girmesiyle sahne değişiyor. Aaa gerçek bir mucize olmuş asalak oğul aklı başında bir delikanlı olup çıkmış. Hapishane yaramış ona, yaramaz mı, babacan polisler, ortak kültürel etkinlikler... Daha geçenlerde hep birlikte tiyatroya gidilmedi mi... Oğul polislerin sayesinde nasıl kötülüklere tövbe ettiğini söylerken çok mutlu. Ana sevinçli, baba ise şaşkınlıktan mı avallıktan mı bilinmez ne diyeceğini bilemiyor.

Vizede sorun çıkınca...

Stuttgart 14. Avrupa Festivali’ndeyiz. Ümmiye Koçak, ilk kez yurtdışına turneye çıkan Arslanköy Kadınlar Tiyatrosu’nun üç oyuncusu gelemediği ve oyundaki roller alabora olduğu için üzgün. Alman bürokratları oyundaki üç kişiye vize vermeyince az daha oyun toptan iptal ediliyormuş. Ama Ümmiye bu, hiç pes eder mi, rolleri yeniden dağıtmış, ezber yeterince oturmayınca da oyunculardan bazılarının metinden okumalarına karar vermiş.

Ama baba rolünü okuyacak olan oyuncunun dişi kırılınca işler sarpa sarmış. Oysa kadınların da bıyıklı kasketli erkek rolüne çıktıkları bu köy tiyatrosunda bu tür aksaklıklar önemli değil, hatta bu işin tuzu biberi. Oyun sonrası sahnede Ümmiye ile söyleşi yapıyoruz. İlk okuduğu kitap Gorki’nin “Ana”sıymış. Anlatılanlar öyle tanıdıkmış ki. Yıllar sonra köylerine bir tiyatro geldiğinde ilk kez tiyatroyla karşılaşmış.

Oyuncu ile oynadığı rol arasındaki isim farkı onun için kilit yaşantı olmuş. Köyündeki insanların yaşamlarını onların adlarını değiştirerek oyunlaştırmaya karar vermesi, böylece oyun yazmaya başlaması böyle başlamış.

Kadınların sesini duyurmak

“On sekiz yıl önce bu tiyatro kurulduğunda kendimizi kabul ettirmek için nasıl bir mücadele verdik bilir misin sen,yedi oyuncu bulmak için elli kapı çaldık. Olmadık küfürlerle karşılaştık”. Sonunda Arslanköy Kadınlar Tiyatrosu kurulmuş.

“Oyunlarda insanlar kendilerini bulmaya başlayınca köy köy, ilçe ilçe dolaşmaya başladık”. Bir defasında bir oyunda izleyicilerden biri “Kız seni yeterince dinledik, şimdi hadi gel de iki de benimle sohbet” diye sahnenin orta yerine oturmaz mı. Başka bir sefer de çok içki içen biri “O sahnede ki adam var ya, ula bana ne kadar benziyor, şaştım kaldım bu işe” demez mi. Tiyatronun amacı insanlara ayna tutmaksa Ümmiye’nin bunu başardığı kesin. Tek amacı kadınların sesini duyurmak. “Yüreğimi acıtan öyle çok konu var ki. Erkeklerin kahvede laflarken kadınların çalışması, anaların kız çocuklarını çalıştırırken erkek çocuklarını paşa gibi şımartmaları. En canımı yakan da kadının kadına uyguladığı şiddet.”.

Ümmiye’ nin özgünlüğü, doğallığı, mimikleri çok çarpıcı. Bana göre tipik bir halk oyuncusu, Ortaoyunu, Köy oyunu, Commedia’dell arte, Dario Fo oyunculuğu hepsinin birbirine karıştığı karizmatik bir kişiliği var. Ama gülmek ve güldürmek ona göre ikinci planda olmalı. Önemli olan haksızlıklara karşı çıkmak. “Oyun yazma sürecine diğer kadınlar da katılıyor mu” diye soruyorum. “Yok canım bu benim işim, onların ruhu bile duymaz” diyor. “Öyle değil mi kızlar?”... Sahnede renk renk şalvarları, yün örme yelekleri, plastik ayakkabıları ve alacalı bulacalı başörtüleriyle oturan altmışlık, yetmişlik kızlar hep bir ağızdan “hee” diye bağırıyorlar. Çoğunun kocası artık yaşamadığı için kimseye tiyatro oynadıkları için hesap verme dertleri yok. “Adamlar rahat uyuyor. Bizim de çok şükür rahatımız yerinde” diye kıkırdıyorlar.

Hayalini gerçekleştir

Zaman içinde Arslanköy Kadınlar Tiyatrosu örnek olmuş. Başka köylüler de buna benzer gruplar kurmaya çalışmışlar. “Bir şeyi teee yüreğinin derinlerinden çok istersen, bir hayalin varsa o bir gün mutlaka gerçekleşir, buna yürekten inanıyorum ben” diyor Ümmiye.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler