A+ A-

Eğitim Saray’a sıkıştı

Tüm bakanlıklarda olduğu gibi MEB artık politika belirlemek yerine sadece uygulayıcı olacak. Eğitim politikaları Beştepe’de belirlenecek
Yayınlanma tarihi: 10 Temmuz 2018 Salı, 21:56


[Haber görseli]

Uyum KHK’si ile önceki gün sıfırlanan Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yetki, görev ve sorumlulukları dün Cumhurbaşkanlığı 1. Kararnamesi ile yeniden şekillendirildi. Müsteşarlıkların kaldırılmasının ardından hizmet birimi olarak Genel Müdürlükler, Talim ve Terbiye Kurulu ve başkanlıklar teşkilat yapısında kendisini korudu. Ancak bazı görev tanımlarının değiştirilmesinin ardından MEB, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kararnamesi ile Saray’da Cumhurbaşkanı’na bağlı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’nun belirlediği esasları uygulama alanına dönüştürüldü.

Sadece uygulama birimi

Birçok kanunda uyum KHK ile yapılan değişikliklerin ardından görüş bildirme sorumluluğu elinden alınan MEB, dün de politika üretme yetkisini kaybetti. Bakanlığa bağlı genel müdürlüklerin görev alanlarına ilişkin “politika belirleme ve uygulama” yetkisi ilk kararnamede yer almadı. Bu kapsamda yeni görev tanımlaması içerisinde sadece ‘çalışma yapmak’ ile sınırlı tutulan yetki ve ‘belirlenen politikaları uygulamak’ olarak değiştirildi. Uyum KHK’si ile Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) yetkilerinin kısıtlanmasının yanı sıra MEB’de de Yükseköğretim ve Yurtdışı Eğitim Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasından “Yükseköğretim politikasının, strateji ve amaçlarının belirlenmesi, geliştirilmesi ve etkili bir şekilde yürütülmesi için gerekli tedbirlerin alınmasında ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak” maddesi çıkarıldı.

Saray’da şekillenecek

MEB’in yetkilerinin daraltılmasına karşın Saray’da Cumhurbaşkanı’na bağlı kurulacak “Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu” yeni dönemde eğitim ve öğretim alanının esaslarını belirleyecek. Bakanlık yerine süreci değerlendirecek Saray’a bağlı kurulun görev tanımı, eğitim ve öğretim faaliyetlerinde, yükseköğretim strateji ve amaçlarının belirlenmesi ile ilgili politika geliştirmek olacak. Ayrıca uygulayıcı konumundaki MEB’i izleme görevi de verilen kurul, ihtiyaç analizi gerçekleştirilmesi, milli ve toplumsal değerlerlere dayalı bir eğitim sistemi oluşturulması ile ilgili politikaları da oluşturacak. Üniversitelerde açılacak fakülte ve bölümlerle fiili ihtiyaç analizi ve stratejik planlama da bu kurulda gerçekleştirilecek. Ayrıca eğitim alanında işgücü planlaması yapılması, AB programlarının uygulanması ve mesleki eğitim alanındaki süreçlere ilişkin de politikalar MEB yerine Saray’a bağlı bu kurulda belirlenecek.

TTK yeni hizmet birimi

Eski sistemde bakana direkt bağlı olan ve bakanlığın bilimsel danışma ve inceleme organı olarak kabul edilen Talim ve Terbiye Kurulu (TTK) Başkanlığı yeni MEB şemasında genel müdürlükler gibi hizmet birimi sayıldı. Başkanlığın çalışma usul ve esasları da Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmeliğe bırakıldı. Bu kapsamda kurulun yeni yapısının ayrıntıları kararnamede yer almazken, kurulun 10 üyeden oluşması, dört yıllık görev süresi, görev süresinin her defasında bir yıl olmak üzere en fazla üç defa uzatılması gibi ayrıntılar da çıkarıldı. Ayrıca kurul başkanı ve üyelerinin, en az dört yıllık eğitim veren yükseköğretim kurumlarından mezun olmuş, eğitim alanında yaptığı çalışma ve yayınlarla temayüz etme şartı ile üyelerin öğretim üyeleri, en az on yıl süreyle öğretmenlik veya okul yöneticiliği yapmış olanlar ve kamu görevlileri arasından seçilme şartı da kararnamede yer almadı. Yeni sistemde ‘eğitim ve öğretim ile ilgili gerekli görülen konuları tetkik etmek ve tavsiye niteliğinde kararlar almakla görevli’ olan MEB Şura’sının gereksiz görülmesi dikkat çekti. Bakanlığın en yüksek danışma kurulu konumundaki Millî Eğitim Şûrası da yeni planlamada yer almadı. Bir dikkat çekici değişiklik ise Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın görevlerinin değiştirilmesinde oldu. Bu kapsamda kurulun görevleri arasından “Denetime tabi olan gerçek ve tüzel kişiler, gizli dahi olsa bütün belge, defter ve bilgileri talep edildiği takdirde ibraz etmek, para ve para hükmündeki evrakı ve ayniyatı ilk talep hâlinde göstermek, sayılmasına ve incelenmesine yardımcı olmakla mükelleftir. Bakanlık Maarif Müfettişleri, görevleri sırasında kamu kurum ve kuruluşları ve kamuya yararlı dernekler ile gerçek ve tüzel kişilerden gerekli yardım, bilgi, evrak, kayıt ve belgeleri istemeye yetkili olup kanuni engel bulunmadıkça bu talebin yerine getirilmesi zorunludur” maddesi çıkartılarak yetkileri daraltıldı.

Üniversitede profesör olmasa da olur

OHAL KHK’si ile üniversitelerdeki rektör seçimlerini kaldıran Erdoğan, şimdi de uyum KHK’si ile önce rektör atamasında YÖK görüşünü, ardından da profesör olma şartlarını kaldırdı. Tek yetkilinin Cumhurbaşkanı olduğu sistemde, rektör atamaları kriterleri yeni Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlendi. Yeni sistemde rektörlük için “ profesör olarak en az üç yıl görev yapmış olmak” şartı ve en fazla 2 dönem görev yapma sınırı kaldırıldı. Kararnamede üniversite yönetmek için şartlar sadece 4 yıllık üniversite mezunu olmak, kamuda veya uluslararası kuruluşlarda en az 5 yıl çalışmış olmak ile sınırlandırıldı. Ayrıca Cumhurbaşkanı’nın yapacağı atamalarda YÖK üyeleri için de aynı şartlar yeterli görüldü.

Atamalar bakan bekliyor

24 Haziran seçimleri öncesinde ‘hükümet değişebilir’ korkusu ile MEB bürokrasisinin ertelediği bütün işler yeni bakanı bekliyor. Yeni Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un önündeki öncelikli iş ise eski Bakan İsmet Yılmaz’ın onay vermediği için aylardır tamamlanamayan sözleşmeli öğretmen atamaları olacak. MEB’in 2018 yılı için 20 bin sözleşmeli öğretmen ataması kapsamında 14 Nisan ile 8 Mayıs tarihleri arasında sözlü sınava aldığı 60 bin öğretmen adayı ilk olarak mülakat sonuçlarının açıklanmasını sonra da tercihlerini yaparak atanmayı bekliyor.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

İsmet Yılmaz