‘Görsel okuma’ şart

İzmir SEV Ortaokulu Türkçe öğretmeni Nihan Özcan, LGS sorularının PISA ve ALES tarzında hazırlandığına dikkat çekerek “Sadece bilgi aktarımının olduğu bir hazırlık sürecinin öğrencilere faydası olmaz” dedi.
Yayınlanma tarihi: 3 Ocak 2019 Perşembe, 06:26

[Haber görseli]

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı Liseye Geçiş Sınavı (LGS) 3. örnek soru kitapçığı, uzmanlar tarafından değerlendirildi. İzmir SEV Ortaokulu 8. Sınıf Türkçe öğretmeni Nihan Özcan, soruların PISA ve ALES tarzında hazırlandığına dikkat çekerek “Ezbere dayalı, sadece bilgi aktarımının olduğu bir hazırlık sürecinin öğrencilere faydası olmaz. Bu sınav biçimi sadece öğrenci için değil, öğretmen için de ‘yeni nesil’ bir yaklaşımı zorunlu kılıyor” dedi.

Özcan’ın sorular üzerinde yaptığı değerlendirme şöyle:

“Türkçe dersinde soru kalıplarının ve derse bakış açısının, geçen seneki LGS’den farklı olduğunu görüyoruz. Bu sorularla öğrencilerin mantık ve muhakeme yeteneklerini ölçmek, disiplinler arası düşünmelerini sağlamak, görsel yorumlama, grafik okuma becerilerini geliştirmek, genel kültür düzeylerini yükseltmek hedeflenmiş. Örnek soruları tüm öğrencilerin yakından incelemeleri, sadece soruları çözmeleriyle yetinmeyip, mutlaka soru analizi yapmaları sağlanmalı. Türkçe dersi için sadece yeni soru tipinde denemeler yapmaları da yeterli olmayacaktır. Bu nedenle tüm ders planları yeni soru tarzına hizmet edecek şekilde planlanmalı.

Ezber faydalı olmaz

PISA tarzı sorularda ezbere dayalı sadece bilgi aktarımının olduğu bir hazırlık sürecinin öğrencilere faydası olmaz. Bizler mantık ve muhakeme becerimizi tazelemezsek, öğrencilerimize düşünmeyi öğretemezsek öğrencilerimizin başarılı olmasını da bekleyemeyiz. Öğrencinin okuma alışkanlığının, soruları yorumlama becerisini artıracağı tartışılmaz bir gerçek. Bu alışkanlığa sahip olan öğrencilerin sözcük dağarcıklarının genişleyeceği, karşılarına çıkan anlam sorularında okumayan öğrenciye göre her zaman daha başarılı olacağı su götürmez bir gerçek. Ne yazık ki 8. sınıfın yoğun temposu, gelecek kaygısı, sınav gerginliği içinde öğrenciler kitap okumaya zaman ayıramadıklarını söylüyorlar.”

Bilinçli okuyun

Zamansızlıktan şikâyet eden ve kitap okuyamayan öğrencilere artık “kitap okuyun” yerine “Ne okursanız okuyun, bilinçli okuyun” dediklerini vurgulayan Özcan, “Çünkü Türkçe dersi yeni sorularına göre, sadece kitap okumak yeterli değil. Çocuklara düşen görev, her türlü metne karşı algıda seçicilik içinde olmaları, her metne anlamaya yönelik ilgi göstermeleri. Metin içindeki neden-sonuç ilişkilerini, metnin altındaki örtülü anlamları düşünmeleri, karşılaştıkları görselleri yorumlamaları, karşılaştırmalar yapmaları, her metne ya da cümleye Türkçe anlam bilgisi kazanımlarını düşünerek yaklaşmaları; yorumlama becerilerinin gelişmesine büyük katkı sağlayacaktır” diye konuştu. Özcan, kalın kitap okumayı sevmeyen öğrencilere de şu önerilerde bulundu:

“Yazısız karikatürler ve görseller hakkında düşünmek de bir okumadır. Biz buna ‘görsel okuma’ diyoruz ki yeni sınav tarzında buna sıkça yer veriliyor. Öğrenciler, vakit buldukça bu tip karikatür ve görseller üzerine çalışmalar yapmalı. Veliler de karşılaştıkları bir haber yazısını, bir görseli, belli bir ana düşünceye bağlı videoyu yani günlük yaşamda karşılaşıp yorumlanabilecek her türlü düşünme aracını, çocuklarıyla paylaşıp birlikte bunlar üzerine kafa yorabilirler. Görüleni, duyulanı ya da okunanı yorumlayabilmenin artık eskisinden daha önemli olduğu unutulmamalı.”

Akademik başarı öncelikli olmalı

Yönetim bilimi uzmanı Doğan Ceylan, 8. sınıfların yerel yerleştirme işleminde akademik başarının yani Ortaöğretim Başarı Puanı’nın (OBP) öncelikli kriter olması gerektiğine dikkat çekerek şu önerilerde bulundu:

-Bir öğrenci sırf evine yakın diye 48 not ortalaması ile Anadolu lisesine kaydolmamalı.

-İkametgâh kriteri de olmalı ancak bu kriterin etkisi 60 ortalama ile mezun olan bir öğrenciyi 95 ortalama ile mezun olan öğrencinin önüne geçirmeyecek düzeyde saptanmalı.

-Yerleştirmede okul tarafından verilecek yöneltme formu dikkate alınmalı.

-Özel yetenekli öğrenciler, mesleki eğitim merkezlerine gidecek öğrenciler, özel eğitim gerektiren öğrencilerin yerleştirmelerine ilişkin özel düzenlemeler yapılmalı.

Yarısı meslek lisesine

50 bin 8. sınıf öğrencisi olan bir ilde aşağıda verilen oranlara benzer yerleştirme yapılması öngörülüyor:

-Merkezi sınavla öğrenci alan liselere (% 10)- 5 bin öğrenci.

-Mesleki ve Teknik Eğitim Liselerine (% 50)- 25 bin öğrenci.

-İmam hatip liselerine (% 13) - 6 bin 500 bin öğrenci.

-Güzel sanatlar ve spor liselerine (% 2) - 1000 öğrenci.

-Anadolu Liselerine (% 25) – 12 bin 500 bin öğrenci.

A+ A-