Açılın biz kalkulus biliyoruz!

Matematiğin sıkıcı olduğunu zannedenler varmış. Kandırmışlar onları. Doğru dille ve yöntemle anlatılan matematik, tadından yenmez. “İşlem Tamam” bu iddia ile açıyor sayfalarını okura.
Yayınlanma tarihi: 12 Ocak 2019 Cumartesi, 11:51

[Haber görseli]


Toprak Işık’ın, matematiğin göründüğünden çok daha eğlenceli olduğunu kanıtlayan başvuru serisi “İşlem Tamam”ın dördüncü kitabı ,TUDEM Yayınları’ndan çıktı. Işık, kitabın ilk sayfalarında “Elbette güzel bir şeydir matematik. Bunu fark etmek zor değil. Yeter ki onunla doğru ilişki kur. Dondurma güzel bir şeydir ama üzerine pul biber döküp yemeye kalkarsan onun kötü bir şey olduğunu zannedebilirsin. Matematik için de geçerli aynısı’’ diyor.

Işık’ın mizahi anlatımını Doğan Gençsoy’un karikatür esintili resimleriyle buluşturan, mantıktan kalkulusa matematiğin alanları, Eski Mısır’dan Rönesans sonrasına matematiğin tarihsel evrimi gibi matematik bilimine dair pek çok kuramsal ve uygulamalı bilginin sürükleyici bir hikâyeyle anlatıldığı kitap, 10 yaş ve üzeri okurlar için hazırlanmış.

Dünya kazan okuyan kepçe

İşlem Tamam 4, “En güzel bir şey midir ki bu matematik” sorusundan yola çıkarak, sonsuzluk hesaplarından sıfıra uzanan matematik evrenindeki irili ufaklı bütün galaksileri sayfalarına taşıyor.
Dünya kazan, okuyan kepçe, büyük matematikçilerin yaşam öyküleriyle süslenmiş eğlenceli mi eğlenceli bir gezintinin rehberliğini üstlenen kitap, çok gezenin mi, çok okuyanın mı daha fazla bildiği tartışmasını gündeme taşıyarak, en çok okuyarak gezenlerin öğreneceğinin de altını çiziyor.
Doğru dille ve yöntemle anlatılan matematiğin, katıksız bir eğlenceye dönüşebileceğini savunan Işık, “İşlem Tamam”da okurları sayıların büyülü dünyasında yolculuğa çıkarıyor.

KİTAPTAN....

‘Bilim varsa ışık da vardır’

“Doğadaki bir sürü güzel görüntünün arkasında Fibonacci serisi vardır. Fibonacci... O da ne ki? Buzdolabı markası gibi. Fibonacci, yetenekli bir insan evladıdır. Meziyeti, belli sayıları seçip yan yana dizmek. Of, nasıl da bitirdim adamcağızı. Batı’nın Ortaçağ karanlığında parlayan ilk Avrupalı yıldızlardan biri olan koca matematikçiyi sayı dizicisi yaptım. Ortaçağ deyince eminim, aklına karanlık geliyordur. Yo, karanlık falan gelmiyor aklıma, diyorsun. Haklı da olabilirsin. Ortaçağ’da dünyanın her yanı değil, Avrupa ışıksızdır. Örneğin aynı dönemde, özellikle İslam coğrafyasında, bilimin durumu oldukça iç açıcıdır. İleride bundan daha ayrıntılı bahsedeceğim.

Bilim varsa ışık da vardır. Tersi de geçerli. Işık varsa bilim de vardır. Yani bu önerme çift gerektirmedir. Aman, neler söylüyorum ben böyle. Fibonacci’den girdik, önermelerden çıktık. Önermeleri lütfen unut şimdilik. Böyle darmadağınık anlatıp kafanı karıştırdığım için teşekkürünü peşin peşin kabul ediyorum. Kafanı karıştırdığım için bana teşekkür etmeni beklememin çılgınlık olduğunu düşünüyorsun. Hayır, hiç de değil. Karışıklık yeni düzenlemeler için fırsat demektir. Sana bu fırsatı verdiysem bana teşekkür etmeyeceksin de ne yapacaksın?’’

A+ A-