Kapat
A+ A-

İhraç edilen öğretmenler ‘suçum ne’ diye sordu, 1.5 yıl sonra yanıt ancak geldi...

MEB’in “FETÖ’yü temizleyeceğiz” diyerek muhalif öğretmenleri de dahil ettiği KHK ihraç torbasına Eğitim Sen’li öğretmenler sığmadı. İhraç edilmelerinin ardından savcılıklara “benim suçum ne” diyerek başvuran yüzlerce Eğitim Sen üyesi, bir buçuk yıl sonra “Hakkınızda KHK ile ilgili herhangi bir soruşturma kaydına raslanmamıştır” yanıtı ile karşılaştı.
Yayınlanma tarihi: 13 Nisan 2018 Cuma, 22:21

[Haber görseli]

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başlattığı ‘cadı avı’ savcılık kararı ile tescillendi. Herhangi bir suçlama yöneltilmeden ve neden kamudan ihraç edildiklerini bilmeyen Eğitim Sen üyeleri, sendika yönetiminin çağrısıyla Cumhuriyet savcılıklarına bir dilekçe ile başvurarak hükümetin KHK maddelerinde yer alan iddialarını sordu. Eğitim Sen üyeleri hakkında, ihraçlara neden olan suçlamalarla ilgili herhangi bir soruşturmanın olmadığı ortaya çıktı.

[Haber görseli]

Eğitim Sen Genel Merkezi, OHAL Kapsamında çıkarılan 31 KHK ile toplam 40 bin eğitimcinin çok küçük bir bölümü kendi üyeleri olsa da hukuksuz ihraçlara karşı harekete geçti. Hükümetin her ihraç dalgasından sonra görevden men edilen üyelerine çağrıda bulunan Eğitim Sen, öğretmenlere savcılıklara dilekçe ile başvurmalarını istedi. Sendikanın çağrısıyla savcılıklara giderek “suçum ne” diye soran yüzlerce öğretmenene bekledikleri cevap, Türkiye’nin dört bir yanındaki savcılıklardan bir buçuk yıl sonra geldi.
 
‘Suçumuz ne’
 
Eğitim Sen üyeleri, Cumhuriyet Başsavcılıklarına yazdıkları dilekçede “... ili, ... ilçesi, ...okulu’nda öğretmen olarak görev yapmakta iken ... sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca ‘terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla itibatı’m olduğu iddiasıyla kamu görevinden çıkarıldım. Bu iddia doğrultusunda hakkımda savcılığınızca yürütülen veya sonuçlanan herhangi bir soruşturmanın var olup olmadığı konusunda tarafıma bilgi verilmesini dilerim” diye sordu. 
 
[Haber görseli]
 
Suç bulunamadı
 
Başvuruların üzerinden geçen uzun sürenin ardından yüzlerce öğretmene, farklı illerden eş zamanlı olarak yanıtlar gelmeye başladı. Cumhuriyet Başsavcılıkları’nın Anayasal Düzene Karşı İşlenen ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan yanıtlar, ihraç kararlarının temelsizliğini de gözler önüne serdi. Yanıtta, “Hakkınızda ... Nolu KHK’deki ‘Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca Devletin Milli Güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır’ maddesi ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığımız UYAP sisteminden yapılan sorgulamalarda herhangi bir soruşturma kaydına rastlanılmamıştır” denildi.
 
Komisyon beklenecek
 
OHAL’in başlamasının üzerinden geçen 20 ay boyunca haklarında herhangi bir soruşturma bile yürütülmeden işlerinden edilen Eğitim Sen üyeleri ise işe iadelerini bekliyor. Ancak 116 bin 512 ihraç kararına karşılık sadece 3 bin 790’ının hakkındaki ihraç kararı yine çıkarılan KHK’ler ile kaldırıldı. Soruşturması bile olmayan öğretmenler ile benzer bir şekilde haklarında soruşturma yürütülen ancak savcılıklar tarafından takipsizlik kararı verilen Eğitim Sen üyeleri bir türlü göreve iade edilmiyor. Bakanlık yetkilileri de yeni iadeler için KHK yöntemi yerine OHAL İnceleme Komisyonu’nu işaret ediyor. Eğitim Sen ise “Hukuksuz ihraçlara yönelik her türlü itiraz, bizzat iktidar tarafından kasıtlı olarak engellenirken, mahkemelerden, devletin savcılık makamından alınan kararlar ısrarla yok sayıldı. Çalışmalarını büyük bir ‘gizlilik’ içinde yürütülen OHAL komisyonunun yavaş işlemesi, süre uzadıkça yaşanan mağduriyetlerin artmasına neden oluyor” diyerek uzatılan sürece itiraz ediyor. 
[Haber görseli]
 
‘Fişleme’ ve ‘İhbarcılık’ belirleyici oldu
 
Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, öğretmenlerin asılsız ihbarlar, belirsiz suçlamalarla mesleklerinden atılmasına tepki göstererek “Kamu emekçilerinin ihraç edilmesi süreci, hukuğun yerini ihbarcılığın aldığı KHK/OHAL düzeninin özetidir. OHAL süreci ile birlikte on binlerce kişi hiçbir hukuk süreci işletilmeden ihraç edildi. Bu süreçte tüm sendikalardan veya sendika üyesi olmayan kişilerin de içinde yer aldığı ihraçlar gerçekleşti” dedi. Savcılığın ‘soruşturma yok’ yanıtını değerlendiren Aydoğan, “Üyelerimize gelen bu cevaplar üzerine, hangi hukuka dayanarak bu ihraçlar gerçekleşmiştir? Osmangazi Üniversitesi’nde de yaşandığı üzere ihraçlar hükümet tarafından ‘makbul’ görülen kişi veya kişilerin ihbarları sonucunda mı hayata geçirilmiştir? Kamudan ihraç edilenlerin önemli bir bölümünün hukuken asla suç olarak değerlendirilemeyecek suçlamalar, fişleme ve ihbarlar üzerinden işten atıldığına ilişkin çok sayıda gelişme yaşanıyor. Üyelerimizin görevlerine bir an önce dönmesi için gerekli süreçlerin acilen işletilmesini istiyor, artık yeter diyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Hesabını kim verecek’
 
Son bir buçuk yılda binlerce kamu görevlisinin mağdur edildiğini vurgulayan Aydoğan, “Aileleri,çocukları ile birlikte yüzbinlerce kişye yaşatılan bu hukuksuzluklar artık son bulsun! İhraçların yaşanmasıyla birlikte intiharlar yaşanmış, toplumsal damgalanmaya, açlığa, işsizliğe bedeni dayanmayarak sağlık sorunlarından kaynaklı hayatını kaybedenler olmuştur. Yaşatılan bunca haksızlığın,hukuksuzluğun hesabını kim verecek Volkan Bayar’larının hukuku değil, gerçek hukuk talep ediyoruz” dedi. 
Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer