A+ A-

Karadeniz'de Arap rüzgarı

Karadeniz denince akla gelen en büyük kentlerde biri Trabzon. Adı dört köşe anlamına gelen “Trapezus” sözcüğünden gelen şehre Lazlar Trapuzani, Gürcüler Trapizoni, Osmanlı ve Persler Tara Bozan demiş. Şimdi ise Arapların akını altında...
Yayınlanma tarihi: 07 Ağustos 2017 Pazartesi, 16:50

Kentin durumu

[Haber görseli]

Kıyaya paralel giden dağlardan korunabilmiş geniş düzlüğe kurulan kent, tepelere doğru merdiven gibi yükseliyor. Son dönem imar faaliyetleriyle, doğal bozulmalar görülüyor. Sahil kısmındaki dikey yapılaşma iklimi tehlikeye atıyor. Hava şehir merkezinde yaz aylarında oldukça sıcak, ancak iç kısımlara geçildiği anda sanki yağmur sonrası bir bahar günü gibi oluyor. 

Yemyeşil çayırların, güzel ağaçların ve dağlara çökmüş bulutların güzelliği oldukça çarpıcı. Gördüğüm hiçbir yere benzemeyen yeşilin tüm tonları, her saniye ince ince yağan yağmur ve dağlara uzak mesafelerle kurulmuş evleriyle etkileyici. Şehir ve ilçe merkezlerindeyse göze hitap edecek bir yapılaşma yok, evlerin bazıları sıvasız, çoğu boyasız. Her yerde inşaat yapılıyor.
 
 
Turizm: Arap baharı

[Haber görseli]

Böyle yeşil bir coğrafya ve yaz serinliğiyle ilk defa karşılaşan yeni turistler bölgeyi tamamen kontrollerine almış durumdalar. Kiralık siyah vip minibüslerle akın akın, serin ve yüksek irtifalara koşan her Arap erkeği yanında kara çarşaflarıyla ağızları, gözleri bile kapalı bazen iki-üç eşiyle; en az üç, bazen beş çocuğuyla, ellerinde selfi çubukları ve akıllı telefonlarıyla her yerde fotoğraf (selfie) çekiliyor... Bu kadınlar fotoğraf karelerinde kapalı bir kıyafetle kendilerini nasıl tanıyorlar verdikleri pozun ne anlamı kalıyor onu anlamak zor. Zira hepsi birbirine çok benziyor. 

Çevreyi oldukça kirletiyorlar, bizde de doğayı koruma refleksi olmadığı için herkes oldukça rahat. Uzungöl’ün içine kola tenekeleri, yol kenarlarında dondurma ambalajları… Çocukların elinde ikinci sınıf tablet cihazlarla renkli oyun sesleri, kadınların çekimser hali ve erkeklerinin bu memleket bizim bakışlarıyla geçen bereketli bir yaz sezonunu görüntüsü var. Esnaf durumdan çok memnun olmasa da, son yıllarda fiyatın artmadığı fındık, mısır gibi tarım ürünleriyle ilgili üretim azaldığından ve hayvancılık da kalmadığından ekonominin kötüye gittiği bu günlerde “yarabbi şükür” diyor.


Sümela Manastırı 2019’da kadar tadilatta

[Haber görseli]

2019 yılına kadar tadilatta olmasına karar verilen ve kapalı olan Sümela Manastırı'nın sarp ve trafikli bir yolu var. Yukarı ulaştığınızda kısa bir yürümeden sonra giriş bölgesine gelinebiliyor. Eğer hava kapalı veya bulutluysa yapıyı görmek zor. Zira dağların üstüne duman gibi çöken bulutlar görüşü oldukça düşürüyor. En az 2019 yılına kadar yapıya girmek kesinlikle mümkün değil. Ancak uzaktan bakmak için gidilebilir.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer