Kapat
A+ A-

Örümcek ağlarını yeniden örüyor

Örümcek adına aşina mısınız? Onlar memlekette, seksenlerin çorak ikliminde, uzun saçlı müzisyenlerin toplumun dışına itildiği günlerde canını dişine takarak ilk Türkçe rock kaseti çıkaranlardan, hem de İstanbul’dan falan değil, ta Muğla’dan. Hatta “Yaşamak Seninle Güzel” adındaki bu albümü 1986 yılında plak olarak basmaya da yeltenmişler, ama bu heves plağın kapağıyla sınırlı kalmış.
Yayınlanma tarihi: 30 Kasım 2017 Perşembe, 21:25

Muğla’da çalmış, şehrin sevgilisi olmuş ama bir türlü İstanbul’a ayak basamamışlar. Kısmet bugüneymiş, yani kuruluştan 33 yıl sonraya.

Dokusu rock müziğe uzak, mutena bir muhitte çıkıyor bu akşam (29 Kasım) Örümcek. Zamane bir meyhanenin arkasında, alt katta bir yer, ince uzun; masalı düzende yaklaşık 100 kişilik. Adı Monc, sevimli bir rock bar. Beş seneden beri varlığını sürdüren mekân daha önce Hayal Kahvesi’nin parçasıydı.

İçeride içkilerini söyledikten sonra bistro önünde ayakta bekleyen kelli felli, efendi bir dinleyici profili var, muhtemelen çoğu işten çıkıp gelmiş. Mamafih hepsi biraz sonra sahne alacak adamları iyi tanıyor. Deplasmana gelmiş futbol takımı gibi, taraftarlarına Muğla’dan otobüs kaldırmış sanki Örümcek.

Isınma hareketleri: Talat’ın oğlu Dorukhan elinde gitarıyla dört kavır söylüyor. Sonra arkadaşları Cenk geliyor, o da ilk kez sahneye çıkıyor, kendi bestesi olan bir şarkı için. Ve derken Örümcek beşlisi...

Örümcek uzun yıllar uykudaydı, 2008 yılında yeniden ağlarını örmeye başladı.

Bu akşam sahneye çıkacak kadroda, orijinal üyelerden sadece iki tanesi var: gitar çalıp şarkı söyleyen Talat Bektaş ve Ferit Aktakka.

Aslında aile gibiler: yetenekli solo gitarcı Dorukhan, Talat’ın oğlu olduğu gibi, kolonun arkasında kaldığı için salonun yarısı tarafından görülemeyen basçı Furkan’da Ferit’in kardeşi. Çalarken süslemeyi seven 19 yaşındaki davulcu Umut Işık adeta nüfusa geçirilmiş.

Güven Erkin Erkal’ın kısa takdiminden sonra ilk şarkı “Adını Koyamadığım.” Beş yeni parça var repertuvarda, geride kalan zamanın özeti olsun diye içlerinde (ilk besteleri “Garajlar” gibi) 33 yıllık var, 33 günlük olan da. Orta yerinde Çakıroğlu Zeybeği tınlayan “Vazgeçtim Senden” gibi. Belli ki yeni albüm yolda!

Derinden hissediyorsunuz: Batı’dan değil, güneyden gelen birilerini dinliyoruz, Dondurmam Gaymak tadında. Yöreye has taşra düğünü havası esiyor salonda, konserden ziyade bar programı gibi: romantik dans ikilileri, sahneye el sallayarak şarkıya eşlik edenler... Naif şarkı sözleri, saf rock tınıları ve içten görünüşleriyle eski Türkiye’nin sepya fotoğraflarına taşıyor Örümcek bu akşam; biz, toz toprak içinde kalmış, her gün başka bir çamur güreşine tutuşan yorgun büyük şehir insanlarını. Teşekkürler, bu kısa mutluluk için...

([email protected])

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer