Kapat
A+ A-

Viyana’da ‘cool’ bir festival

58. Viyana Film Festivali, nam-ı diğer Viennale bu yıl da kısası uzunu 300 film ve aralarında Gürcan Keltek’in de bulunduğu konuklarıyla başladı.
Yayınlanma tarihi: 04 Kasım 2018 Pazar, 23:17

[Haber görseli]

Şahane bir kültür başkentinin sinema etkinliği olarak klasik incelikleri baştacı eden ama yüksek beğenilerin ağırlığı altında da kalmayan ve bilakis ‘seyirci festivali’ olmasına rağmen ortalama zevki sarsacak eski ve yeni keşifleriyle anaakımın dışına çıkma cüreti gösteren festival az bulunur. 58. Viyana Film Festivali, nam-ı diğer Viennale bu yıl da kısası uzunu 300 filmlik programı ve dünyanın sinemacısını ağırlıyor. En önemlisi de, illa çizgidışı olmak için çabalamaması Viennale’yi  ‘cool’ bir festival yapıyor.

Geçen yıl aniden aramızdan ayrılan benzersiz insan ile festival direktörü Hans Hurch’un ‘Mahalle konforunda uluslararası bir etkinlik’ yapma hedefi yani kimseleri kasmadan filmlere ve starlara ulaşabilme olanağı baki. Bu yıl da “Suspiria” vesilesiyle gelen Tilda Swinton ve ülkemizde de bu hafta gösterime giren “Climax”ın buradaki gösteriminden sonra DJ kabinine geçen Gaspar Noe gibi ‘hip’ isimler burada, etrafta rahatça takılıyorlar. İşin keşif bölümü ise epey dallı budaklı. Yeni direktör Eva Sangiorgi bu ilk yılında hazırladığı ‘In Focus’ bölümünde Gürcan Keltek’in tüm filmlerini bir araya getirerek özel bir yer ayırmış. Kısa filmi “Fazla Mesai”nin (2012) de aralarında olduğu, “Koloni (2015), Locarno’dan ödülle döndüğü ilk uzun metrajı “Meteorlar” ve yine bu yıl Locarno’da açtığı “Gülyabani”nin gösteriminde seyirciyle buluşan Keltek, çektiği bütün filmleri Viyana’da ilk kez paylaşma firsatı bulmaktan elbette çok hoşnut, “Yüzyıl başından kalma sinemalarıyla, sinefil geleneğinin olduğu bir şehirdeyiz. Sinemanın yeni anlatım olanaklarına, deneysel diline de açık bir festival. Sinema konuşuluyor habire, o nedenle gösterimlerden sonra uzun soru cevaplar oldu. Böyle güzel bir programın içinde yer almak müthiş bir deneyim” diyor.

Yeşim Tabak jüride

25 Ekim’de Alice Rohrwacher’ın Cannes’dan ödüllü “Lazzaro Felice” filmiyle açılan Viennale, 8 Kasım akşamı ödül töreniyle sona eriyor. Ana yarışması olmayan festivalin baştacı ettiği Fipresci yani Uluslararası Eleştirmenler jürisinde bu yıl bizden Yeşim Tabak var. Festivali özel yapan yan bölümlerden birisi ise Hollywood’da 1935–1959 arasında düşük bütçeyle çekilen yapımların gösterildiği “B Filmleri” başlığı. Jean-Luc Godard’dan Tarantino’ya sayısız sinemacıyı etkileyen, mevcut stüdyo sistemi içinde ama az parayla çekildiği için gözardı edilen ve dolayısıyla görece özgürlüğe sahip ve mecburen yaratıcılığa açık filmlerin sayısının tam tamına 51 olduğunu söylersem Viennale’nin adanmışlığı ancak anlaşılabilir. İzleyiciden de ilgi büyük; diyelim ki Joseph H. Lewis’in kara film örneği “So Dark the Night” (1946) gibilerine bilet bulmanın kolay olacağını düşünüyorsanız, muhtemelen gişeden öteye geçemeyebilirsiniz. Aynı şekilde yeni filmler için de ilgi büyük, müthiş “Extraordinary Stories” filmiyle tanıdığımız Mariano Llinás’ın tam 14 saatlik “La Flor” adlı yeni filmi kapı baca kırmasa da doluluk oranıyla şaşırtabiliyor.

Cumhuriyet İMECESİ