A+ A-

Bir sanat eseri olarak Cumhuriyet

Irmak Canevi, Cumhuriyet gazetesinin manşetleri, haberleri ve gazetede yayımlanan görselleriyle bir sanat işi hazırladı. Canevi, “Taşıyıcı Duvar: Yansımalar” adlı çalışmasında gazetemizden temin ettiği görsellerle kapladığı arka yüzü için “Karanlık bir gündemin rehin aldığı ruh halinin resmidir” diyor.
Yayınlanma tarihi: 10 Şubat 2017 Cuma, 22:02

Cumhuriyet gazetesinin manşetleri, haberleri ve gazetede yayımlanan görseller soyutlanarak sanat işine dönüştürüldü. Beş sanatçının farklı işlerinin yer aldığı “Gözlemlenir Gerçekler” sergisinde Irmak Canevi işlerini Cumhuriyet gazetesinden yola çıkarak hazırladı. Sergide “Taşıyıcı Duvar: Yansımalar” adıyla Cumhuriyet Çizimleri Serisi oluşturuldu. Cumhuriyet Çizimleri Serisi’nin son yıllarda gündemimizi oluşturan tutuklamalar, imara açılan alanlar, askeri harekâtları sembolize ettiği vurgulanıyor. Her bir haber manşetinden yola çıkarak, haber görselleri üzerinde oynamalarla Türkiye gündeminin çizgisel yansımasını ortaya koyduğu belirtiliyor.

Ağır hesaplaşma

Canevi, Cumhuriyet gazetelerinden kestiği iç mekân görselleriyle kapladığı “duvar” için “Bu arka yüz karanlık bir gündemin rehin aldığı ruh halinin resmidir” diyor. Canevi, duvarın ayna kaplı ön yüzünde neşeli bir karşılaşmayı yansıtırken arka yüzünde ağır bir hesaplaşmayı sakladığını belirtiyor. Canevi, yaptığı duvar işinin otoportresi olduğunu belirterek şöyle diyor: “Duvarın ön tarafı neşeli, arka tarafı ise karanlık. Arka taraf, gündemin ağırlığı altında bir şekilde karamsarlaşmış, umudunu biraz kaybetmiş bir tarafım...” Canevi, işlerinin birinde Cumhuriyet’in “C” harfini üst üstü yığarak ağırlık, yer çekimi hususlarına da gönderme yapıyor. Tahta çubuklarla yaptığı işini de gazetimizde yayımlanan “omuz omuza” konulu bir metinden yola çıkarak hazırlıyor ve tahta çubukları omuz omuza vermiş gibi gösteriyor. Cumhuriyet gazetesinin adıyla ve içeriğiyle pek çok değeri temsil ettiğini belirten Canevi, “Cumhuriyet gazetesi hepimiz için sembolik” diyor. “Gözlemlenir Gerçekler” sergisinde Mutlu Aksu, Eren Bayrak, Özcan Saraç ve Ezgi Tok’un kişisel işleri de yer alıyor. Sergide, Aksu sürecin ‘neyi, neye’ dönüştürdüğü üzerine bakış açıları geliştirirken Saraç, ‘insan’ sisteminin geçerliliğine dair bir araştırma sunuyor. Tok, iki gerçeklik unsurunun karşılıklı birbirlerini değerlendirmesine aracılık ederek ölçen ve ölçülen arasındaki ilişkiyi yeniden ele alıyor. Bayrak ise çoklu üretim için geliştirilen görsel algılama biçimlerini sorguluyor ve kitle iletişim araçlarının yansımalarına göre şekillenen görsel gerçekliğimizi farklı açılardan gözlemlememize olanak sağlıyor.

Sergi 1 Mart’a kadar Mixer’de izlenebilecek.

Comment disclaimer