A+ A-

‘Ne gerekiyorsa yapacağız'

Sinema yazarı Cem Altınsaray’la fikir babası olduğu ‘sadakat kartları’ projesinin durumunu ve Beyoğlu Sineması’nda yaptıkları yenilikler hakkında konuştuk
Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 13 Temmuz 2017 Perşembe, 21:28

[Haber görseli]

Beyoğlu Sineması’nı kapanmaktan kurtaracak ‘sadakat kartları’ projesi hayata geçirildiğinden bu yana 10 günden fazla zaman geçti. Projenin mimarı Cem Altınsaray ve onunla birlikte sinemanın yeni işletmesini üstlenecek Utku Ögetürk önderliğinde ümitvar ve hummalı bir kampanya dönemi sonrasında durum nedir, yeterli destek sağlandı mı gibi sorular da belirdi kafamızda haliyle. Bu soruların cavabını en yetkili ağızdan alalım dedik ve Cem Altınsaray’la görüştük.

Beyoğlu Sineması için başlatılan kampanyada 10 günü geride bıraktık. İlk 10 günde hedeflenen kart satışına ulaşılabildi mi?

İlk 10 gün için hedeflenen satışa ulaştığımız söylenebilir. 5 bin adet kart basmıştık. Toplamda 583 kart sattık. Bu kartların yüzde 85’i 100 TL ve 250 TL’lik kartlar. Yüzde 12’si 1000 TL’lik, yüzde 3’ü de 500 TL’lik kartlar. Tek olumsuz görüntü, satış hızının 10 gün içinde gözle görülür bir düşüş yaşaması oldu.

Pos cihazı geldi

Yakın vadede ne kadar daha kart satılmalı? Ve daha da önemlisi, satışlar yeterli seviyeye ulaşmazsa ne olacak? Kapanacak mı sinema?

Borçları tamamen kapatabilmek için 3 bin 200- 3 bin 300 civarında kart satmamız lazım. Yani henüz yolun başındayız. Bunun üzerinde satacağımız her kart sinemayı daha modern hale getirmek için elimizi güçlendirecek. Doğrusu satışlar yeterli seviyeye ulaşamazsa n’olur sorusunu aklımıza getirmiyoruz bile. Baştan beri tek hareket noktamız, önce bu salonu, sonra semtini ve giderek şehrini sevip önemseyenlerin desteğiyle bu işi başaracağımız. Kartların satılması ve sinemanın kapanmaması için ne gerekiyorsa yapacağız.

Hangi kesimlerden daha çok ilgi bekliyorsunuz? Kimler daha çok destek olmalıydı ya da?

Şu an için öğrencilerin ilgisi çok yoğun. Zaten onlar olmadan burada gerçek anlamda bir kıpırdanma yaratmak, burayı yeniden yaşayan, nefes alan bir yere dönüştürmek mümkün değil. Bundan başka oyuncu/ yönetmen/yapımcı dostlarımız var kart alan. Mesela bir saat kadar önce Sevgili Uğur Abi’nin (Yücel) 1000 TL’lik kart aldığı bilgisi ulaştı bana. Özellikle sinemanın içinden kimselerin ilgisi çok mutlu ediyor bizi. Ve dahasını bekliyoruz. Nuri Bilge Ceylan’dan Cem Yılmaz’a kadar kime gidebiliyorsak gitmeyi planlıyorum. Yıllar öncesinden gelen dostluğumuzdan da aldığım cesaretle bizi kırmayacaklarına ve en az bizim kadar onlar için de önemli olan bu salona sahip çıkacaklarına inanıyorum. Kariyo & Ababay Vakfı 10.000 TL tutarında tam 100 öğrenci kartı aldı ve bu kartlar sosyal medyada düzenlenecek bir yarışmayla öğrencilere ulaştırılacak. Bu vakfın yaptığı şey iki kere anlamlı bizim için. İlki ciddi bir maddi destek sağlaması, ikincisi de öğrencileri olaya daha çok dahil etmesi açısından. Kendilerine şükran borçluyuz. İyi ki varlar. Bütün kalbimle umuyorum ki gücü olan, imkânı olan başka kurum ve kuruluşlar da benzer yardımlar yapar.

Bildiğim kadarıyla sinemada bazı yenilikler yapıldı bile. Bunları sıralayabilir misin?

Sinemada artık tuvaletlerin parasız olduğundan, gişeye pos cihazı geldiğinden ve kafeye internet bağlandığından bahsettim Twitter’da ve yüzlerce tebrik mesajı geldi. Özellikle tuvalet konusu inanılmaz bir geri dönüş aldı. Bunlar gibi şimdilik ufak tefek görünen ama geç bile kalınmış olan bir sürü şey yapıyoruz durmadan. Tabii asıl büyük hedef, kart satışından bağımsız olarak kurduğumuz sponsorluk ekibimizin yapacağı çalışma neticesinde salonu yenilemek konusunda yanımızda olacak bir sponsor bulmak. Utku’yla (Ögetürk) ortak hayalimiz Filmekimi 2017’ye yepyeni bir salonla adım atmak. Salonu mevcut kasvetli havasından kurtarıp, koltuk sayısını biraz da olsa azaltarak, daha ferah, daha rahat ve perdeyi tüm seyircilerin daha iyi görebileceği bir mimari düzenlemeyle, tertemiz, gıcır gıcır bir Beyoğlu Sineması yaratmak.,

Gönüllüler ağı

İlk günler büyük bir şevkle çalışan bir ekip vardı sinemada? Bu ekip aynı heyecanı koruyor mu hâlâ?

Bu işler biraz da gönül işi olduğu için buraya zaten heyecanını üç günde kaybedecek türden insanlar uğramadı hiç. Herkes kendi evi gibi sahiplenerek çalışıyor sinemada. Biri tatlılar getirip kart alanlara ikram ediyor satış sırasında, diğeri kafeye yardım ediyor, bir başkası ben yazılımcıyım deyip satış sitesiyle ilgili ortaya çıkan soruna çare buluyor. İnanılmaz bir imece ortamı var. Arzu Film yapımlarını aratmıyoruz, nazar değmesin.

Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Cem Yılmaz, Nuri Bilge Ceylan

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler