A+ A-

Madde kullanımı korkutuyor

Son 10 yılda madde kullanmaya başlama yaşının düştüğü ve yaygınlaştığı ortaya çıktı.
Yayınlanma tarihi: 04 Ekim 2017 Çarşamba, 21:10

[Haber görseli]

Artan madde kullanımının ve buna bağlı olarak ortaya çıkan sorunların nedenlerini değerlendiren Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç’ın analizinde, niteliksiz eğitim, işsizlik, vatandaşın yaşamlarını borçla döndürmeye çalışması, ülkemize gelen göçmen sayısının hızla artması, fuhuş ve şiddet olaylarının artması gibi sebepler yer aldı. Analizde, son 10 yılda; alkol ve madde bağımlılığı tedavi ve eğitim merkezlerinin sayı ve yatak kapasitelerinin artırılmasına rağmen artan hasta talebini karşılayamadığı belirtildi. Dr. Demir ve Dr. Kılıç, madde kullanımı ve madde kullanımına bağlı sorunların son yıllarda neden bu kadar arttığına ilişkin yapılan Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) başta olmak üzere bazı araştırma ve rapor sonuçlarını bir araya getirerek analiz değerlendirmesi yaptı. Kılıç ve Demir, yaptıkları analizlerde her geçen yıl madde kullanım yaygınlığının arttığını, madde kullanmaya başlama yaşının düştüğünü ve gençlerde madde kullanım sıklığının giderek yaygınlaştığının görüldüğünü kaydetti.

[Haber görseli]

Rehabilitasyon önemli

Tedavi gereksinimlerinin karşılanması için ise son yıllarda uyuşturucu madde bağımlılığı tedavi merkezi sayısı ve yatak kapasitesinin önemli oranda arttırıldığını ancak tedavinin başarısının sürekliliği için rehabilitasyon hizmetlerinin uygulanmasının çok önemli olduğunu belirten Demir ve Kılıç, ülkemizde bağımlılık alanında sosyal destek sistemleri ve rehabilitasyon çalışmalarının istenilen düzeyde olmadığını belirterek “Bağımlılıkla mücadeleye bütüncül yaklaşılmalıdır. Madde kullanımını tetikleyen faktörler halının altına süpürülmemeli ve bu faktörler minimalize edilmelidir. Madde kullanımı/ bağımlılığı bir suç değil tedavi edilebilen ciddi bir halk sağlığı sorunudur” ifadelerine yer verildi. Kılıç ve Demir’in değerlendirmeleri özetle şöyle:

-Düşük eğitim seviyesi, işsizlik, borçlanma, göç, fuhuş ve şiddet madde kullanımını tetikleyen faktörler arasında yer almaktadır. Hükümet yetkililerinin söylediği gibi sosyoekonomik düzey ve refah artmıyor, eğitim çağ atlamıyor aksine rakamlarla sabit olduğu üzere vatandaş giderek daha fazla yoksullaşıyor ve eğitim seviyesi düşüyor.

-Son 10 yılda uyuşturucu madde bağlantılı suçlardan ceza infaz kurumlarında bulunanların sayısı yüzde 401, tedavi merkezlerine ayakta başvuruda yüzde 674, yatan hasta sayısında ise yüzde 381 artış meydana gelmiştir. Alkol ve madde bağımlılığı tedavi ve eğitim merkezlerinin sayı ve yatak kapasitelerinin artırılmasına rağmen artan hasta talebini karşılayamamaktadır.

[Haber görseli]

Sosyal dışlanma

-Tedavi gören hastaların yüzde 53.9’unun işsiz, yüzde 10.4’ünün düzenli işinin olmadığı, yüzde 28.9’unun düzenli işi olduğu ve yüzde 2.7’sinin ise öğrenci olduğu görülmektedir.

-Eğitim ve öğretim düzeyi düştükçe madde kullanım/bağımlılık sorunu artmaktadır. Tedavi gören hastaların yüzde 70.7’si ilk ve ortaöğretim mezunu, yüzde 24.4’ü lise mezunu, yüzde 3.3’ü yüksekokul mezunu, yüzde 1.7’sinin ise hiç okula gitmemiş olduğu görülmektedir. n Nüfus artışı ve göç madde kullanım sorununu beraberinde getirmektedir. Bu durum ailelerin özellikle gençlerini ve çocuklarını etkilemekte ve madde kullanım sorununu da beraberinde getirmektedir.

-Yatarak tedavi gören hastaların ikamet ettikleri iller incelendiğinde; en yüksek vaka sayısının sürekli göç alan ve nüfus yoğunluğunun olduğu iller (İstanbul, Adana, Mersin, Antalya, Konya, Ankara, Gaziantep, Şanlıurfa, İzmir, Bursa, Hatay) olduğu görülmektedir.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer