Kapat
A+ A-

Kaboğlu: Bunun adı monokrasi

CHP İstanbul milletvekili seçilen anayasa hukukçusu İbrahim Kaboğlu, basına kapalı yapılan parti grubunda yeni dönem hakkında bilgi verdi. Kaboğlu, CHP’lilere ‘monokrasi’ olarak tanımladığı yeni sistemde nasıl bir hukuki muhalefet izleneceğini anlattı, çıkarılacak kararnameler konusunda dikkatli olunmasını istedi.
Yayınlanma tarihi: 12 Temmuz 2018 Perşembe, 20:41

[Haber görseli]

Anayasa Profesörü veCHP  İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu

CHP Meclis grubu dün Meclis’te basına kapalı olarak toplandı. Yaklaşık 2 saat süren kapalı toplantıya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. Grupta, Anayasa Profesörü ve İstanbul Milletvekili , kanun hükmünde kararnameler ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile ilgili 20 sayfalık “Kanun ile Kurulan Anayasal Yapıya Göre 27. Yasama Döneminde Yasama İşlevi” başlıklı sunum yaptı. Sunumda CHP grubunun hukuken nasıl bir muhalefet izleyeceği masaya yatırıldı. Toplantıda bundan sonraki süreçte Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin mercek altına alınacağı belirtildi. Cumhurbaşkanı’nın artan yetkileri ve Meclis’in azalan yetkileri ile yetki çatışmasının olduğu “gri” alanlar detaylı şekilde anlatıldı. Sunumda çıkarılan KHK’lerle getirilen düzenlemelerin yasa ve yetki aşımları karşısında Meclis’in denetim yetkisi kalmadığı için tek itiraz yolunun AYM’ye başvuru olduğunun altı çizildi. Kaboğlu sunumunda, “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini Anayasa Mahkemesi’ne götürmek için ikili çalışma ihmal edilmemeli. İlki, ‘gri alanlar’; düzenleme konusu yapılmış ise anayasaya uygunluk tahlilinde ‘yasa alanı’ açısından da konuyu irdelemek gerekir” dedi. Kaboğlu’nun milletvekillerine anlattıkları şöyle:

-Süreçle bilinçli mücadele: “Anayasa sorunsalı” sürekli gündemde tutulmalıdır. TBMM, Ağustos 2014’ten bu yana giderek ivme kazanan “anayasızlaştırma” sürecine karşı bilinçli bir mücadele vermelidir. Bu hedefte, İçtüzük çalışmalarının önemi yeniden belirtilmelidir. Kurumsal muhalefet eksiği, siyasal işleyiş bakımından sistemin demokratik olmayışının başlıca nedenidir. Bu bakımdan, TBMM İçtüzük çalışmaları sırasında kabul edilecek hükümler ile sadece yasama organının işlevinin korunmasına değil, aynı zamanda genel olarak demokratik bir işleyişi sağlamak da önemli.

-Kararname hükümsüz kalır: Temel hak ve hürriyetler konusunda kararname yayınlanamaz, ancak yapılan düzenlemelerde yetki aşımı var. TBMM’nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı kararnameleri hükümsüz hale gelir. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri karşısında TBMM, bir yandan hukuken çerçeveleyebilir, öte yandan Anayasa Mahkemesi’ne başvuru ile yargısal denetim yolunu işletebilir. Yasama yetkisi, asli ve geneldir, bunun anlamı TBMM’nin kanun koymak için bir başka organın veya anayasanın yetki vermesine ihtiyaç duymamasıdır.

-Sistem monokrasi: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yanlış bir adlandırma. Ne olduğundan çok ne olmadığının belirlenmesi önem ve öncelik taşır. Hükümetin, Cumhurbaşkanlığı’nın ve sistemin olmadığı bir düzenlemeyi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak adlandırmak, bir yanılsama, hatta yalanın resmileştirilmesi ötesinde bir anlam taşımaz. Benzer şekilde yapılan düzenlemenin, ‘Türk tipi başkanlık’ veya ‘ala turka yönetim modeli’ gibi nitelemeler ile açıklanması yanıltıcı olur. 6771 sayılı Kanun ile kurulan yönetim şekli olsa olsa, “monokrasi (İktidarın devlet başkanının iradesine dayandığı yönetim biçimi) ” olarak adlandırılabilir.

Edinilen bilgiye göre toplantıda 15 milletvekili soru sordu. Milletvekillerinin Erdoğan’ın kendisin birinci başkan olarak ilan ederek, bir dönem daha aday olmasının anayasal zemini olup olmadığına yönelik sorusuna Kaboğlu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu son seçimiydi, artık yeniden aday olamaz. Zaten ikinci döneminde. Beş yıl sonra yeniden adaylığını koyması, görev süresinin son bir yılında parlamentoyu feshetmesi durumunda mümkündür” yanıtı verdi. Anayasa gereği cumhurbaşkanları iki kez seçilebiliyor. Erdoğan ilk kez 2014’te seçilmiş ve görevini tamamlamıştı. Son seçimlerde ise Erdoğan ikinci kez cumhurbaşkanı adayı oldu ve seçildi. Sistem değişikliği ile kendisini “birinci başkan” olarak tanımlayan Erdoğan, bir dahaki seçimde yeniden aday olmasının önünü açıyor.

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

İbrahim Kaboğlu, Kemal Kılıçdaroğlu

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler