A+ A-

Erdoğan: Kavga etmekten hiçbir zaman kaçmadık, kaçmayız

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, "Demokrasi için gerekirse kavga edeceğiz" diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu'na "Bizim inancımız gereği kişiye anlayacağı dilden yanıt verilir. Kavgaysa kavga" diye yanıt verdi.
Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 13 Eylül 2017 Çarşamba, 12:16

[Haber görseli]Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da Belediye Başkanları Toplantısı'na katıldı. Erdoğan, 884 belediye başkanına hitap etti. 2019 seçimleri için belediye başkanlarına, 'Dedikodulara mahal vermeyecek ve çalmadık kapı bırakmayacaksınız' diyen Erdoğan'ın hedefinde CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu vardı. SİHA'larla sivillerin öldürüldüğünü iddia eden Tanrıkulu'na, 'Biz terörle mücadelede sivillerin zarar görmemesine dikkat ediyoruz' dedi, 'Türkiye'nin terörle mücadelesinden teröristler rahatsız olabilir ama hiçbir milletvekilinin böyle bir hakkı yoktur' diye seslendi.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları;

 AK PARTİ BELEDİYECİLİK MODELİ ORTAYA ÇIKMIŞTIR

 Ülkemizde artık 2019 yılında dördüncü döneme girecek olan ve esasında 1994 yılına kadar götürebileceğimiz çok daha köklü geçmişi olan bir AK Parti belediyecilik modeli ortaya çıkmıştır. 1984 yılındaki seçimle birlikte belediyeler büyük ölçüde ANAP'a mensup başkanlar tarafından yönetilmiştir. 1989 yılında milletimiz SHP-DYP'ye yönelmesiyle belediyeler 3 parti arasına dağılmıştır.

 AK PARTİ BELEDİYECİLİĞİNİ DİĞER BELEDİYELERLE KIYASLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR

 2004 yılından itibaren ise önceki dönemlerle mukayese edilemeyecek ölçüde yüksek bir seviyede yüzde 42'lik, büyükşehir belediyelerinde yüzde 46, il belediyelerinde yüzde 40 oy oranıyla AK Parti belediyeciliği sahneye çıkmıştır. Şimdi önümüzde yeni bir seçim, yeni bir imtihan var. 2019 seçimlerinde sadece Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliğinde değil; aynı zamanda belediye başkanlığı seçiminde asgari yüzde 50+1 oya ulaşmayı hedefliyoruz. Belediyecilik hizmet işi ise, ki kesinlikle öyledir, AK Parti belediyelerin hizmet büyüklüğünü ve kalitesini diğer belediyelerle kıyaslamak mümkün değildir.

 ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMLERDE ÇITAYI BİRAZ DAHA YÜKSELTECEĞİZ

 Belediyecilikte rakiplerimizle değil kendi kendimize yarışıyoruz. Önümüzdeki seçmide çıtayı biraz daha yükseltiyoruz. Milletimizin gönlünde daha fazla yer edinmek için buna uygun bir vizyon ortaya koymamız, projeler geliştirmemiz, ekipler oluşturmamız gerekiyor. Belediyeler mekteptir. Belediyecilikten Türkiye'nin yönetimine, oradan da bölgesel ve küresel güç olmaya giden bu yolun doğru bir yol olduğunu sayısız tecrübeyle gördük ve yaşadık. Milletimizle olan güçlü bağımızı tepeden inme değil tabandan gelen siyaset hikayemize borçlu olduğumuz bir gerçektir.

GÖREVİMİZ SADECE YOL VE SU GETİRMEK DEĞİL GÖNÜLLERİ DE...

İnsan taşla toprak arasında kendini de inşa eder. Ama toplumu da inşa eder. Biz bu anlayışla yola çıktığımız için şehirlerle birlikte zihniyetleri de değiştirdik. İstanbul'da ve Türkiye'nin her yerinde verdiğimiz çalışmalarımızı yürütüyoruz. Belediyecilik döneminde görevimiz sadece yol ve su getirmek olmadığını aynı zamanda gönülleri de yapmak gerektiğini anladık.

BİZ GENÇLİĞİMİZE GÜVENDİK İNANIYORUZ

Türkiye 15 yılda çok büyük mesafe kat etti. Ekonomide 3 kat büyüdük. Gencine güvenemeyen diğer siyasi partiler gencine güvenen AK Parti'yi görmüştür. Biz gençliğimize güvendik, inanıyoruz ve şimdi de kalite sorunumuzu halletmek suretiyle bunu çok daha farklı bir yere inşallah taşıyacağız. Bu tablo bizim de hem AK Parti olarak kurumsal anlamda hem de bireysel olarak kendimizi yenilememiz, geliştirmemiz ve geleceğe hazırlamamızı gösteriyor.

 2019'DA YÜZDE 50'NİN ÜZERİNE ÇIKMAK İÇİN MEVCUTLA YETİNEMEYİZ

 Belediyelerimizde görev alan her arkadaş benim gözümde partisine, ülkesine çok büyük hizmet yapmış birer kahraman. Bizim partimizde en vasat arkadaşımızın performansı muhalefet partilerin yıldızlarından çok daha iyidir, ileri düzeydedir. Bizim ölçümüz kesinlikle kesinlikle diğer partiler ve onların belediye başkanları değildir. Çıtayı o kadar düşürmeye hakkımız yok. Biz kendi kendimizle yarışıyoruz. 2019 mahalli seçimlerinde yüzde 50'nin üzerine çıkmak için mevcutla yetinemeyiz.

 BELEDİYELERİMİZ 15 TEMMUZ'DA BU SIFATLARINI HAKKIYLA VERDİ

Belediye başkanlarımız hemşehrilerine en güzel, en medeni hizmetleri vererek geçmişi ve geleceğiyle şehirlerini yaşatarak aynı yolda ilerlemiştir. Şehre hükmeden değil şehre hizmet eden belediyecilik anlayışı, bulunduğu görevi bir emanet olarak gören belediye başkanları sayesinde bugünkü noktamıza ulaştık. Birer demokrasi okulu olan AK Parti belediyeleri 15 Temmuz'da bu sıfatlarının haklarını ziyadesiyle vermişlerdir, kendilerini tebrik ediyorum. Darbecilerin karşısına yürekleri ve bedenleriyle hem de ellerindeki tüm imkanlarıyla giden belediye başkanlarımızı, meclis üyelerimizi, belediye çalışanlarına her birine ayrı ayrı şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

 HEDEFİ 2019 MART'INA DEĞİL 2019 KASIM'INA KOYMALIYIZ

 Kardeşlerim, unutmayın; dava kalıcı, isimler ise fanidir. Biz kalıcı olana bakacak, sadakatimizi davamıza göstereceğiz. Siyasetçiler davalarına verdikleri katkı, millete yaptıkları hizmet nispetinde isimlerini tarihe yazdırır veya unutulur giderler. AK Parti çatısı altında ülkemize ve milletimize hizmet eden bizler isimlerimizi tarihe yazdırabilmişsek ne mutlu bize. Belediyelerdeki başarımız 2019 yılında hayata geçecek olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde istediğimiz neticeyi alabilmemizin en başta gelen şartlarından biridir. 2019 Mart'ı bizim için adeta olmazsa olmazdır. Onun için 2019 Mart'ında aday olacak belediye başkanlarımız, şu andaki mevcut belediye başkanlarımız 2019'un Mart'ına değil hedefi 2019 Kasım'ına koymalıyız.

 BELEDİYE BAŞKANLARI TÜM DEDİKODULARI ORTADAN KALDIRMALIDIR

 En ufak spekülasyona meydan vermemek lazımdır. Bugünkü adım milattır. belde, il, ilçelerdeki bütün dedikoduların ortadan kalkması için belediye başkan, meclis üyelerimiz, il genel meclis üyelerimize büyük görevler düşüyor. Bizim belediye başkanlarımız şehirlerine yük olan değil, şehirlerinin yükünü omuzlayan, çözüm üreten, AK Parti'nin yüzünü ağartan hizmetler ortaya koyan kişiler olmalıdır.

 AÇIK NET KONUŞUYORUM: KÜSMEK, DARILMAK MÜCADELEYE ZARAR VERİR

 Böylesine kritik bir yol ayrımında hiçbirimizin hesabi düşünmeye hakkımız bulunmuyor. En geride de kalsak tüm gücümüzle mücadeleye devam edeceğiz. Açık ve net konuşacağım; bu yolda küsmek, darılmak hele hele mücadeleye zarar verecek davranışlar içine girmek hiçbir arkadaşıma kesinlikle yakışmaz. Çünkü biz sıradan bir parti değiliz. Bu parti bir davanın sembolüdür. Bunu böyle bilmemiz lazım. Bir davanın eri olmak başkadır, bir siyasi partinin bireyi, elemanı olmak başkadır. Ben sizi dava arkadaşlarım, yol arkadaşlarım, gönüldaşlarım olarak görüyorum. Bu dönemde AK Parti'ye zarar verecek her tutum, söz Türkiye ve geleceğimize vurulmuş bir darbe olacak.

 "AK PARTİ'NİN BAŞARISI TÜRKİYE'NİN BAŞARISIDIR"

 AK Parti'nin başarısızlığı demek Türkiye'nin önündeki çok büyük fırsatları kaçırması daha kötüsü elindeki kaybetme tehlikesiyle yüzyüze kalması demektir. Ülkemizin kaderiyle partimizin kaderinin adeta bütünleştiği bir süreçten geçiyoruz. AK Parti kazandığında Türkiye kazanıyor, Türkiye kazandığında AK Parti kazanıyor. Bunun için milletimizin tamamıyla kucaklaşmalıyız. Seçimde başarı çıtamız asgari yüzde 50+1 oy elde etmek tir. Asıl hedefimiz milletimizin tamamının gönlünü fethetmektir. AK Parti ve Tayyip Erdoğan düşmanlığını varlık sebebi olarak gören küçük bir grubu dışarıda tutarsak ben milletimizin tamamının gönlünü alacağımıza inanıyorum.

 ANA MUHALEFET MİLLETVEKİLİ TERÖRİSTLERLE AYNI SAFTA

 Ana muhalefet partisi ünvanını taşıyan bir partinin milletvekili maalesef teröristlerle aynı safta olmak üzere can atıyor. Bu partinin genel başkanı devlet ve milletinin yanında yer alarak bu milletvekilinden hesap sormak yerine benzer tavırlara girmekten çekinmiyor. Terörle mücadele operasyonlarında ülkemize çok büyük imkanlar sağlayan SİHA iddiaları bu çarpıklığın en son örneğidir. Terörle mücadele ederken sivillerin zarar görmemesine yönelik hassasiyetimizi herkes takdir ederken birilerinin suyu bulandırmaya çalışması ibretlik bir hadisedir. Türkiye sınır ötesindeki operasyonlarında dahi sivillerin zarar görmememesine karşı hassastır.

 GÜVENLİK GÜÇLERİNE HUSUMET BESLEYENLERE MİLLETİMİZ DERSİNİ VERECEK

SİHA ile sivillerin hedef alındığı gibi tam da terör örgütünün uluslararası alana taşıyacak güçte bir iddiayı dile getirmenin siyasetle, insan haklarıyla alakası yoktur. Kendi milletinin terörle mücadelisini husumet besleyenlere milletimiz hak ettiği dersi sandıkta mutlaka verecektir. Ana muhalefetin başındaki zat, "artık kavgaysa kavga" diyor. Sizin hayatınız bu milletle, bu milletin kutsallarıyla kavgayla geçti. Eğer bizimle kavga edeceksen bunu her fırsatta dışarıda şikayet ederek zaten yapıyorsun.

 DÜŞMANLIĞI KENDİSİNE YOL EDİNENLERLE KAVGADAN KAÇMADIK

 Bu sevgi ve dostluk bunu hak edenler içindir. Düşmanlığı, fitneyi, ihaneti kendisine yol edinenlerle kavga etmekten ise hiçbir zaman kaçmadık, kaçmayız. Bunu da söyleyeyim. Biz insanların akılların alacağı şeklinde konuşmasını da biliriz. Bizim ömrümüz yaşadığımız dönem ve şartlar sebebiyle zaten kavgayla geçti. Türkiye'ye ve Türk milletine düşman kim varsa onlarla kavga ettik, etmeyi de sürdürüyoruz. Darbeciler, darbe hevesleri, vesayet odakları, terör örgütü, her türden ihanet çeteleriyle kavgamızı Allah ömür verdikçe de devam ettirmekte kararlıyız. Kendimiz için değil uğruna canımızı vermeyi göze aldığımız değerlerimiz, ülkemiz, milletimiz, bayrağımız ezanımız için yürüttüğümüz bu kavgada yanımızda olan herkesten Allah razı olsun.

 KILIÇDAROĞLU ÖĞRENMEMİŞ AMA BİZ ÇOK İYİ ÖĞRENECEĞİZ

Rabia işaretini hala bilmeyen, öğrenmeyenler var. Herkesin kendine has bir işareti var. Bizim partimizin işareti, sembolü Rabia. Bunun tercümesi belli: Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bunu Kılıçdaroğlu öğrenmemiş, varsın öğrenmesin. Önce biz çok iyi öğreneceğiz ve milletimize anlatacağız. Türkiye Kürt, Kürt, Laz, Boşnak, Arap, Çerkeziyle 80 milyon tek millettir. Bayrağımıza eş paçavraları asla kabul etmedik, etmeyeceğiz.

 SİHA'LARIN YAPTIKLARI İŞ TERÖRİSTLERİ YOK ETMEKTİR

Terörle mücadele operasyonlarında ülkemize çok büyük imkanlar sağlayan SİHA ile ilgili iddialar çarpıklığın örneğidir. Sivillerin zarar görmemesine yönelik hassasiyeti herkes takdir ederken birilerinin suyu bulandırmaya çalışması ibretliktir. Terör örgütünün uluslararası bir alana taşımak isteyeceği bir iddiayı siyasete taşımanın bir anlamı yok. Ey Kılıçdaroğlu ve yanındaki kendini bilmezler. SİHA'ların yaptıkları iş buradaki teröristleri yok etmektir. Bunu böyle bilin. Biz sizi biliyoruz, siz gökkuşağı gibisiniz. Renkten renge giriyorsunuz. Bir gün başka bir gün başka bu siyasetçiye yakışan bir görünüş değildir. Onun için 9 seçimde 9 mağlubiyet aldınız, almaya devam edeceksiniz. Bu milletin evlatlarını şehit edenleri savunanlar bu milletin oyunu alamaz.

S-400 ANLAŞMASI YAPTIK DİYE ÇILGINA DÖNDÜLER! SİZİ Mİ BEKLEYECEĞİZ?

Bize Amerika, İsrail insansız hava araçlarını vermemekle adeta kılı kırk yardılar. Artık bu ülke kendi insansız hava araçlarını, silahlı olanlarını yapar hale geldi. Şimdi asıl bundan rahatsız oluyorlar. Daha güzel şeyler de yapar hale geliyoruz. Şurada bir S-400 anlaşması yaptık diye çılgına döndüler. Ne olacaktı? Sizi mi bekleyeceğiz? Bütün güvenlik noktasında tedbirlerimizi alıyoruz ve alacağız.

 BENİM HEYKEL VE GÖRSELLERİMİN DİKİLMESİNİ İSTEMİYORUM

Bazı belediyelerimizde sayısı çok fazla değil. Şahsımın heykel veya benzer görsellerini yapmışlar. Bunu duyunca çok çok üzüldüm. Bir defa bu bizim değerlerimize terstir. Ben ne heykelimin dikilmesini istiyorum, ne masklar ne bu tür görseller yapılmasını istiyorum. Bizim belediyelerimiz, bunları kaldırdık ayrı mesele, bunlara tevessül etmesinler, heykel değil hizmete yönelik eserler versinler. Bunların bizim değerlerimizle çatışan şeyler olduğunu bilmemiz lazım. Hiçbir arkadaşım bu yola tevessül etmesin.

Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Recep Tayyip Erdoğan