A+ A-

‘Umut özgür kılar, korku tutsak eder’

Stephen King’in yazdığı, Owen O’neill & Dave Johns’un sahneye uyarladığı “Esaretin Bedeli”, Çolpan İlhan ve Sadri Alışık Tiyatrosu tarafından Türkiye’de ilk kez sahnelendi.
Yayınlanma tarihi: 17 Aralık 2018 Pazartesi, 06:37

“Esaretin Bedeli”nde Red karakterini canlandıran Kerem Alışık, “Ben filmde geçen ‘Umut sizi özgür kılar, korku tutsak eder’ sözünden çok etkilenmiştim ve hayata bakışım da bu yönde. İnsanın herhangi bir şey için umudunu kaybederse hayatı kaybedeceğini düşünmüşümdür. Asıl ölüm bu bence. Red de bu hikâyede ya yaşamakla meşgul olacak ya da ölmekle” diyor.

Frank Darabont’un senaryosunu yazdığı ve yönettiği, başrollerinde Tim Robbins ve Morgan Freeman’ın yer aldığı 1994 yapımı Amerikan dram filmi. “Esaretin Bedeli” adlı filmden bahsediyorum. Stephen King’in yazdığı, Owen O’neill & Dave Johns’un sahneye uyarladığı “Esaretin Bedeli”, Çolpan İlhan ve Sadri Alışık Tiyatrosu tarafından Türkiye’de ilk kez sahnelendi. Önceki akşam prömiyer yapan oyunda Red karakterini canladıran Kerem Alışık final sahnesinde seyirciyi deyim yerindeyse gözyaşlarına boğdu.

Filmi seyredenler bilir, dostluklarıyla herkesi kıskandıran Red ve Andy seyrettiğimiz oyunda da umudu ve dostluğu eşsiz bir hikâye ile gözler önüne seriyor.
Oyunun yönetmenliğini Şakir Gürzumar’ın üstlendiği “Esaretin Bedeli”nin oyuncu kadrosu oldukça kalabalık, yirmi beş kişiden oluşuyor.

Oyunda sahne geçişleri oldukça başarılı...

Alışık, canlandırdığı Red karakterini sükunetli bir adam olarak değerlendiriyor ve ekliyor, “Ömrünün üçte ikisini hapishanede geçirmiş... Burada kendine bir düzen kurmuş ve bir gün buradan çıkacağını hiç düşünmemiş. İşlediği suçun pişmanlığını yaşayan, burada kalmayı da hak ettiğini düşünen orada bütün mahkûm arkadaşlarının bir ölçüde kaptanlığını yapan biri” diyor.

Oyunda yakın dostunun umut dolu yani umudu önüne koymuş bir adam ama Red tam tersi diyorum, Alışık, “Evet, Red, umudu arkasına almış, umutla ilgisini kesmiş bir adam. Umutlu ve umutsuz iki adamın çatışması, çarpışması var. Sonunda tabii ‘Umut, iyi bir şeydir. İyi şeyler asla ölmez ve kazanır’ sonucu çıkıyor. Red’in oyundaki fonksiyonu bu” diyor.

Alışık uzun zaman önce izlediği ve hayran kaldığı “Esaretin Bedeli”ni rolüne hazırlandığı süre içinde etkilenmemek adına seyretmemiş ve günün birinde Morgan Freeman’ın oynadığı role tiyatroda hayat vereceğini hiç düşünmemiş. Vaktiyle filmdeki karakterleri izlerken çok etkinlendiğini söyleyen Alışık, “Tüm karakterler çok samimi ve başarılı yorumlardı. Hâlâ gelmiş geçmiş en iyi film gösterilmesinde ki en önemli unsur bu diye düşünüyorum. Fakat bu süreçte, etkilenmemek adına filmi izlemedim. Tiyatro metnini okuduğumda çok heyecanlandım ve tamamen karakterin kendi yorumumla çıkmasını istedim. Bu yüzden filmi bilerek bu süreçte izlemedim” diyor.

Sebep sonuç ilişkisi...

Karakteri yorumlarken sebep sonuç ilişkisi üzerine çalıştığını belirten Alışık, “Red neden karısını öldürmüş, hapiste hayata neden küsmüş, dışarıda bir dünya olduğu gerçeğini neden yok saymış, umut kelimesinden neden korkar olmuş? Fakat sonra neden umudun peşinden gitmiş? Bu soruların cevabı Red’i anlamamı ve dolayısıyla doğru bir şekilde oynamamı sağladı. Red karakteri katmanlı bir karakter. Bir çok farklı duygu geçişleri ve radikal değişimleri olan biri. Ben filmde geçen ‘Umut sizi özgür kılar, korku tutsak eder’ sözünden çok etkilenmiştim ve hayata bakışım da bu yönde. İnsanın herhangi bir şey için umudunu kaybederse hayatı kaybedeceğini düşünmüşümdür. Asıl ölüm bu bence. Red de bu hikâyede ya yaşamakla meşgul olacak ya da ölmekle” diyor.

(Oyun, 22 Aralık’ta 20.30’da Zorlu PSM’de, 25 Aralık’ta ise saat 20.00’de Sabancı Üniversitesi’nde sahnelenecek.)

Sahnedeki ‘Esaretin Bedeli’

Oyunun konusu kısaca şöyle; Andy Dufresne masum olduğunu iddia etmesine rağmen, karısını ve sevgilisini öldürmesi sonucu Shawshank Hapishanesi’nde iki kez müebbet hapse çarptırılır. Uzun yıllarını hapishanede geçirmiş eski bir mahkûm olan Red ile aralarında güçlü bir dostluk kurulur. Red, Andy’nin hapishane şartlarına çabucak pes edeceğini düşünse de, Andy bu konuda çok dirençlidir.

Shawshank’deki dayak işkence tecavüz ve her türlü acıya karşı hayata bağlı ve her zaman umutludur. Bu durumuyla etrafındaki mahkûmları da etkileyen Andy, onları parmaklıklar arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine inandırır. Andy Dufresne, hayatta sabrın, bilginin, zekânın ve umudun tüm zorlukların üstesinden gelinebileceğinin kanıtıdır belki de.

Sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olan Stephen King’in ölümsüz eseri “Esaretin Bedeli”, Türkiye’de ilk kez Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu tarafından dev bir prodüksiyonla tiyatro sahnesine taşınıyor.

Cumhuriyet İMECESİ