A+ A-

İstanbul'daki deprem toplanma alanları halktan gizleniyor

Olası İstanbul depreminde 2 milyon kişinin evsiz kalacağı öngörülüyor. İstanbul’daki toplanma alanlarının birçoğunda AVM ve gökdelenler yükseliyor. AFAD, askeri alanların toplanma yeri olarak belirlenmesi önerisine ‘o konular bizi aşıyor’ yanıtını veriyor. Belirlenen 77 toplanma alanının nerede olduğu ise sır. Yetkililer, bu alanlara ulaşımda sıkıntı yaşanacağını, bazı vatandaşların il dışına gönderilebileceğini söylüyor. İstanbul’daki toplanma alanlarının birçoğunda AVM ve gökdelenler yükseliyor. AFAD, askeri alanların toplanma yeri olarak belirlenmesi önerisine ‘o konular bizi aşıyor’ yanıtını veriyor.
Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 17 Ağustos 2017 Perşembe, 22:44

[Haber görseli]

Türkiye, Bodrum’da 21 Temmuz günü meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki deprem ve ardından oluşan tsunamiyle sarsıldı. Bodrumda ortaya çıkan manzara, akıllara İstanbul’un kapısına dayanan büyük depremi ve 17 Ağustos 1999 büyük Marmara depreminin üzerinden 18 yıl geçmesine karşın bir türlü yol alınamayan hazırlıkları akla getirdi. Yapılan araştırmalar İstanbul’u vuracak depremin 30 yıl içinde meydana geleceğini ortaya koyarken deprem toplanma alanlarında şimdi gökdelenlerin yükselmesi deprem sonrasına ilişkin endişeleri bir kat daha artırıyor. 17 Ağustos’un yıldönümünde yapacağı sunum için İstanbul Valiliği’nden deprem toplanma alanlarına ilişkin bilgi isteyen TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Erdal Şahan, AFAD kararı gereği kendisine yanıt verilmediğini söyledi. Bunun üzerine AFAD yetkilileriyle görüşen Şahan, belirlenen deprem toplanma alanlarının kendisine gösterilmediğini belirterek “İstanbul’un 10’da 1’i olan askeri alanların deprem toplanma alanı olması için girişimde bulunmalarını önerdik. ‘Biz öneride bulunduk ama o konular bizi aşıyor. Sözümüzü geçiremedik’ dediler” ifadelerini kullandı.

1999 depreminin ardından İstanbul’da Afet Acil Eylemi Planı çerçevesinde belirlenen 493 boş alandan geriye 77 adet toplanma alanı kaldığı ortaya çıktı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem ve Doğal Afet Komisyonu, 2016 yılının aralık ayında olası İstanbul depremine yönelik çalışmalarını tamamladı. Komisyon, CHP’li meclis üyelerinin sorularını da yanıtlayan bir rapor hazırladı. Raporda İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü tarafından belirlenmiş 77 adet toplanma alanının bulunduğu belirtildi. Raporda ayrıca küçük ölçekte 2755 geçici toplanma alanının belirlendiği ve çalışmaların sürdüğü ifade edildi.

Neden gizleniyor?

Gazetemize konuşan TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Erdal Şahan, İstanbul Valiliği’nden deprem toplanma alanlarını yazılı olarak istediklerini ancak AFAD’ın aldığı karar gereği bunun yazılı olarak kendilerine verilmediğini söylüyor. Bunun üzerine 8 Ağustos Salı günü AFAD’dan randevu alarak görüşmeye giden Şahan o günü şöyle anlatıyor: “Deprem toplanma alanlarını sormak için 2 kişi gittik. 77 alan belirlediklerini söylediler ama hiçbir alanı göstermediler. Neye göre belirlediklerini sorduğumuzda. Uydudan bakarak belirlediklerini sonra bazılarını görmeye gittiklerini bazılarını da İBB’den helikopterle bakıldığını söylediler. Bazılarının kamu bazılarının vatandaş arazisi olduğunu öğrendik. Vatandaştan gizlenecek bilgiler olmadığını söyledik. AFAD’ın aldığı karar doğrultusunda bilgi veremeyeceklerini söylediler. Bize yönetmeliği anlatıyorlar. Deprem toplanma alanlarının tamamını soruyoruz ‘bize güncelleniyor’ diyorlar. Deprem planını 2 milyon kişi baz alarak yapmışlar. Yani 500 bin konutun yıkılacağını öngörüyorlar. Acil ulaşım yolları da yok. Bu konuda sıkıntı yaşayacaklarını düşünüyorlar. Hatta barınma ihtiyacı için bazı vatandaşları il dışına yollama ihtimalleri ve düşünceleri de var. Askeri alanlar konusunda da yetkilerini aştıklarını söylüyorlar. Şimdi AFAD bu ülkede deprem ya da afet olduğunda en yetkeli merci, AFAD dahi buna müdahale edemiyorsa deprem gibi önemli bir konuda askeri alanların halkın kullanımda kalmasını sağlayamıyorsa gerisini siz düşünün. İstanbul gerçekten depreme hazır değil.”

Yerlerinde gökdelenler yükseliyor

İnşaat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Cemal Gökçe’nin verdiği bilgilere göre 1999 - 2003 arası belirlenen deprem toplanma alanlarından imara açılanların bazıları şöyleydi:

* Torunlar’ın yükseldiği Ali Sami Yen Stadı

* Üzerinde Zorlu AVM’nin yer aldığı Zincirlikuyu’daki Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü’nün arazisi

* Şu an Taş Yapı’nın gökdelenlerinin yer aldığı Kadıköy Meteoroloji binası ve alanı

* Akasya AVM’nin yer aldığı Acıbadem’deki eski Otosan Fabrikası arazisi

* Bakırköy’deki Marmara ve İstanbul Forum AVM’nin bulunduğu alan

* Zeytinburnu’ndaki 16.9 kulelerinin yer aldığı arazi

[Haber görseli]Birçok şey eksik kaldı 

2 uzman 4 soru: 1. Son günlerde yaşanan depremler, Marmara depreminin habercisi mi? 2. Marmara Bölgesini ne bekliyor? 3. Bugün İstanbul’da yüksek şiddetli bir deprem olsa sizce zarar ne boyutta olur? 4. İstanbul depreme hazır mı?

İTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü E. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan:

1. Marmara Bölgesi Kuzey Anadolu Fayı’nın batı kolunun geçtiği bir coğrafyadır. Bu batı kolu, yani ana kolu birkaç yan dala ayrılarak bütün Marmara Bölgesi’ne yayılır. Kuzey Marmara’daki ana kol dahil bu faylar her yıl çok sayıda ve çeşitli büyüklüklerde depremlere neden olur. Büyüklüğü 1.0 ve daha fazla olan depremlerin sayısı yılda bin civarındadır. 2006-2010 yılları arasında 5 bin 290 deprem kaydedilmiştir. Kuzey Marmara’daki ana kolun üzerindeki dizilime dikkat. Bu kuzey Marmara Fayının kendini açıkça göstermesidir.

2. Marmara Denizi’nin kuzeyinden geçen ana kol üzerinde 1894 yılından bu yana büyük bir deprem olmamıştır. Önümüzdeki 20 yıl içinde bu ana kol üzerinde büyük bir deprem olma olasılığı yüzde 60 civarındadır. Yani tehlike ve kayıp riski büyüktür. Hazır olmak olmazsa olmazdır.

3. 2003 yılında çeşitli üniversitelerden bilim insanları ve İBB’nin hazırladığı İstanbul Deprem Master Planı’na göre elde edilen kayıp değerleri ve dağılımı 2009’da güncellenmiştir. Ancak bunun ne kadar doğru veri tabanına dayandırıldığı sorgulanmalı ve 2017 itibarıyla güncellenmelidir. 2009 sonuçlarına göre dahi şurası çok açıktır ki beklenen büyük İstanbul depremi ülkemizde çok büyük yaralar açacak ve ekonomiyi çok kötü etkileyerek tüm ekonomik ve siyasi dengeleri alt üst edecektir.

Türkiye dünyayı ıskaladı

4. Çok şey eksik kalmıştır. Türkiye, dünyadaki afet yönetim anlayışını ıskalamıştır. En kötüsü 1999 depreminden sonraki farkındalık kaybolmuştur. 15 milyonluk bir şehir ile 100 bin nüfuslu bir şehir aynı afet yasası ve mevzuatı ile yönetilmektedir. İstanbul’da nüfusu bir milyona yaklaşan ilçeler ve nüfusu 60-70 bin olan mahalleler vardır. Bu muazzam nüfuslu ilçelerde ilçe AFAD yönetimi örgütlenmemiştir. Yani afet yönetimi yoktur. Yığılma halinde yaşanan bu bu mega şehirde her şey il merkezinden mi yönetilecektir. İstanbul Afet Koordinasyonda halen tek numara üzerinden haberleşme sistemini kuramamıştır. Emniyet, itfaiye, ambulans ayrı ayrı yerlerde ve farklı numaralardan haberleşmektedir. Bu birimleri bir araya getiren biro fay komuta sistemi bu anlamda kurulamamıştır. Mahalle Afet Gönüllüleri örgütlenmesi heyecanla başlamış ancak sistem gelişememiş, yerel bazda halkın hazırlıklı olmasına yönelik çalışmalar durmuştur. Toplu ve planlı kentsel dönüşüm anlayışı piyasa türü gayrimenkul geliştirme işlerine dönüşmüştür.

Yasa yamalı bohçaya döndü

Kentsel dönüşüm yasası 6 kere yönetmelik değiştirmiş, yamalı bohçaya dönüşmüş, parsel bazında işlere indirgenmiştir. Öncelikli dönüşüm alanları ihmal edilmekte, getiri yüksek alanlarda dönüşüme yönelik girişimlerde bulunulmaktadır. Ada bazında yapılmaya çalışılan bazı dönüşüm girişimleri rezidans türü yüksek yığılmalara dönüşmüştür (örn. Fikirtepe). Toplu dönüşüm girişimleri bütüncül imar planlamasından, kentsel tasarım anlayışından uzak bir anlayışla yapılmaktadır. Yüksek bina deprem yönetmeliği ve yeni deprem bölgeleri haritası çıkarılamamıştır. Okuldan başlayıp, aile, mahalle, ilçe, il ve merkezi yönetim bağlantılı afet yönetim bilinci, örgütlenmesi ve hazırlık bağları kurulamamıştır.

Türkiye Afet Müdahale Planı çalışması yapılmış, yol yordam belirlenmiş ancak Afet Öncesi Risk Azaltma Planları (Sakınım Planları) yapılamamıştır. AFAD yasasının yeniden yazılması ve dünyadaki Afet ve Acil Durum Yönetim anlayışına uygun duruma getirilmesi gerekmektedir.

HAZIR DEĞİLİZ[Haber görseli]

İ.Ü. Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğr. Ü. Yard. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu:

1. Son günlerde Ege ve Akdenizde olan depremlerin Marmara Bölgesi’nde oluşacak depremlerle herhangi bir ilişkisi yok. Marmara’da oluşacak deprem doğrultu atımlı, Ege ve Akdeniz’dekiler düşey atımlı, farklı tektonik yapıya sahipler. Bu depremler Ege Bölgesi’nin açılmakta olduğunu gösteriyor. İklim değişikliği ile hiçbir bağlantısı yok, yerin yaklaşık 10 km. derinliği dolaylarında oluşan olaylar.

2. Marmara Denizi’ndeki Fay Zonu yaklaşık 3 yıldır mikro - deprem etkinliğini arttırdı fakat oluş süresini bildirecek veri henüz elimizde yok. GeoCosmo ile Doğa Hareketleri Araştırma Derneği arasındaki ilişki DOHAD Silivri İstasyonu’na birtakım ölçüm cihazlarının konmasından ibarettir. Dohad Marmara çevresinde ve Bursa Nilüfer’de bugünkü teknolojiye uygun depremi önceden belirleme çalışmalarını yıllardır yürütmektedir.

3-4. İstanbul ve Marmara Bölgesi’nin bugünkü şartlarda depreme hazır olduğunu söyleyemeyiz, temel önlem olarak kentsel dönüşüm konusunda istenilen düzeyde gelişme olmamıştır, yapılan çalışmalar bina yenilemekten öteye gidememiştir. Nitelikli sanayimizin yaklaşık yüzde 50’si büyük risk altındadır.

Yazı dizisinin birinci bölümü: Uzmanlardan 'İstanbul depremi' uyarısı: Tsunami yutacak

Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Haluk Eyidoğan, Nilüfer

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler