A+ A-

Hekimlerden ‘tamam’

İstanbul Tabip Odası ve Barış Akademisyenleri, tutuklu Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’yla dayanışma için “Hamzaoğlu” adlı oyunu sahneledi. Hekimler “Tamam” ve “Onur Hoca’ya özgürlük” pankartları açtı. Hamzaoğlu cezaevinden gönderdiği mesajda, “Sizin aracılığınızla eşitsizliğe, haksızlığa, zulme ve kine karşı tiyatro ile direnebilmiş olmanın coşkusu içindeyim” dedi.
Yayınlanma tarihi: 13 Haziran 2018 Çarşamba, 22:32

[Haber görseli]

İstanbul Tabip Odası ve Barış Akademisyenleri, 17 Şubat’ta tutuklanan Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’na destek için hazırladıkları “Hamzaoğlu” adlı tiyatro oyununu Şişli’deki Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde sahneledi. Oyunun sonunda hekimler sahnede “Tamam” ve “Onur hocaya özgürlük” pankartları açtı.

Danışmanlığını Genco Erkal, yönetmenliğini Gülsüm Soydan, yazarlığını da Prof. Dr. Selçuk Erez’in yaptığı oyun önceki akşam sahnelendi. Oyun aralarında tiyatro sanatçısı Gülriz Sururi, ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, HDP milletvekili adayı gazeteci Ahmet Şık, HDP milletvekili adayı ve eski Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, DİSK Genel Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu, Mimarlar Odası ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı, Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay, tahliye edilen Boğaziçi öğrencileri ve aileleri ile çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi tarafından izlendi.

‘Türkiye’nin Selikoff’u’

Oyun öncesi konuşan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, “Bazı insanlar vardır ki varlıkları insanlık adına, umut vericidir. İşte Onur Hamzaoğlu bu insanlardan biri” dedi. Hamzaoğlu’nun akademik birikimiyle yaşamını halkın sağlığına adamış bir insanı olduğunu anımsatan Saip, şunları söyledi: “Onun birçok kimliği var. En önemlisi halk sağlığı savunuculuğu ve akademisyen kimliği. Yıllar öncesinden sanayi atıklarının insan sağlığı üzerindeki kansorojen etkisini araştırmak için akademik araştırmalar yapmış, bu nedenle hem akademik hem de kapitalist sistem tarafından soruşturmalara uğramış, mahkemelere düşmüştür. Türkiye’nin Selikoff’u olarak adlandırmıştı arkadaşları onu. Çünkü Selikoff da yıllar önce asbestin neden olduğu halk sağlığı sorununu açıklamıştı. Hekimlerin özlük hakları, işçi sağlığı konularında tabipler birliğinin bugünkü geldiği yere gelmesinde büyük çaba harcamıştır. Bir başka kimliği daha var o da barış savunuculuğu. Barış Akademisyenleri’nin imzaladığı barış bildirisine yıllardır süren çatışma ortamının son verilmesi için imzasını koyduğu için gözaltına alınmış ve daha sonra serbest bırakılmıştır. Fakat ne yazık ki KHK ile akademisyenliğinden olmuştur. Bu onu yıldırmamıştır. Kendisi daha sonra Kocaeli Dayanışma Akademisini kurarak akademisyenliğine devam ederek doğruları söylemeyi sürdürmüştür.”

Kabul edilemez

İstanbul Tabip Odası eski başkanı Prof. Selçuk Erez de Hamzaoğlu’nun tutuklu olmasının kabul edilemeyeceğini belirterek “Bu kadar önemli bir bilim insanının bu muameleye tutulması demokrasinin d’si olan bir ülkede kabul edilemez. Bu oyun bu isyanı dile getiriyor” dedi.

Özgür ve barış içinde bir dünya

‘Hamzaoğlu’ isimli oyun, “Bhopal”, “Timsah” ve “Körler Ülkesi” başlıklı üç bölümden oluşuyor. Oyun, Hamazoğlu’nun tahliye edildiği gün eşi Özlem Özkan ile yaptığı sohbet etrafında gelişiyor. 3 Aralık 1984 tarihinde Hindistan-Bhopal’de meydana gelen dünyanın en büyük endüstriyel felaket Dilovası çevre felaketi, SOMA ve Ermenek’teki işçi katliamları gibi olaylara ışık tutulan oyunda, tutsak alınan insanların kararlılığına, yalnızlığına ve yaşanan zulüm karşısındaki toplumsal körlüğe de atıfta bulunuluyor. Sahne arkasına yerleştirilen sinevizyon gösterimiyle Onur Hamzaoğlu’nun fotoğraflarıyla desteklenen oyunda sömürüsüz, özgür ve halkların barış içinde yaşadığı bir dünya vurgusu yapılıyor.

DİRENMENİN COŞKUSU

Oyunun bitiminde ayakta alkışlanan İstanbul Tabip Odası ve Barış Akademisyenleri, “Tamam” ve “Onur hocaya özgürlük” yazılı pankartları açtı. Ardından Onur Hamzoğlu’nun Silivri 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nden gönderdiği mesaj okundu. Hamzaoğlu şunları kaydetti: “Sevgili dostlarım hoş geldiniz. Yıllar önce ortaokuldan sonra konservatuar tiyatro bölümüne gitmek için direnememiştim. Ama bugünlerde her türlü eşitsizliğe, haksızlığa, zulme ve kine karşı tiyatro ile direnebilmiş olmanın ve buna sizler aracılığıyla da vesile olmanın coşkusu içindeyim. “Emek verenlere, zaman ayıranlara teşekkür ederim. Böyle bir onuru ilk kez yaşıyorum.”

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Genco Erkal, Ahmet Şık

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler