Kapat
A+ A-

‘Komünizm öğretmenlerle gelecek’: 80 yıllık çok gizli Nâzım belgesi (3)

Genelgede seferberlikte öğretmenlerin yedek subay olarak orduda görev alacağına dikkat çekiliyor.
Yayınlanma tarihi: 18 Eylül 2018 Salı, 09:48

[Haber görseli] Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın 1938 tarihli genelgesine göre, orduya komünistler “öğretmenler” üzerinden girecekti. Benzer “faaliyetler” genelgede şöyle dile getiriliyor:

“6- Bugüne kadar olan incelemeler, komünistlerin orduya ve binnetice memlekete girmek için kullandıkları en mühim propaganda faaliyetlerinin bilhassa aşağıdaki dört nokta üzerinde tekasüf ettirildiğini göstermektedir:

a) Öğretmenleri elde etmek; (çoğu herhangi bir seferberlikte yedek subaylıkta ordu saflarına gireceği için); b) Üniversite ve yüksek okullarda senayi okullarını ve liseler talebelerini elde etmek; (Bunlarda ileride ve mühim günlerde yedek subay olarak ordu saflarına gireceği için); c) Amele ve köylü çiftçiyi elde etmek: d) En mühim olarak ordunun erbaş ve küçük rütbeli subaylarını elde etmek; (Bilhassa Harp okulu mezunu genç subaylarla erbaşlar arasında bir hüsumet uyandırmak ve ordu erlerini, subaylara karşı erbaşlar etrafında toplamak)

Bütün bu faaliyet esasları, şüphesizdir ki her şeyden evvel hazar ve seferde orduyu ve dolayısıyla bütün Türk yurdunun iç ve dış emniyetini çok yakından ve can evinden alakadar eden esaslar olduğu için üzerinde her şeyden ve her düşünceden evvel ehemmiyetle durulmak gerekir.”

‘Ordu gevşemesin’

Genelgede, son olarak “gizli ve kirli propagandalara” karşı ordu uyarılıyor ve “gevşememesi” de isteniyor:

“7-Biri neşriyat ve diğer sair suretlerle yapılan propagandalarla hulasa edilebilen komünizm ve sair buna benzer ve Türk cumhuriyetini ve kemalist rejimini temelinden yıkmağa matuf hareketlere karşı, onların ilk evvel ele almağa ve muvaffak olmak için disiplinini yıkmağa çalıştıkları ve çalışacakları ordunun, bu hususta çok uyanık bulunması ve böyle gizli ve kirli propagandalara karşı en az bir ihtimal dahi müsait görünebilecek yerlerini ve yollarını kapaması ve bunları temin için de her şeyden evvel 2771 sayılı ordu dahili hizmet kanunumuzun 12. maddesinde tasrih olunduğu üzere askerliğin temeli olan ve kanunlara, nizamlara ve amirlere mutlak bir itaat ve astının ve üstünün hukukuna riayet demek bulunan disiplinin en hafif bir surette dahi olsun sarsılmasına meydan bırakmamak ve bunu temin ederken de astlarının izzeti nefislerini kıracak ve onları muzır propagandalara alet olmağa sevk eğleyecek dürüst ve müfrit muamelelerden veya bu ifratın tamamen zıddı olan gevşeklikten uzak kalmak lazımdır. Muzır neşriyata karşı talebenin korunması için talimat ve kanunan madde eklenmesine tevessül olunduğu ve hatta talimata eklendiği 5. maddede yazılmıştır. Umumi neşriyat sahasındakiler içinde yapılan teklif ve kabul edilen esaslar yine ayni maddelerde bildirilmiştir.

Ordu içerisindeki askeri şahıslar da her ne şekil ve suretle olursa olsun ellerine geçen kitapları okurlarken yazılarını ordu ve memleket için zararlı propaganda mahiyetinde gördükleri taktirde üstlerini bunlardan haberdar etmekle mükelleftirler. Bunu böyle yapmıyarak bu gibi yazıları kıymetli bir mal imiş gibi saklamak ve daha ileri giderek arkadaşlarına okunmasını tavsiye etmek, ordu ve memleketinin menfaatlerini düşünmemek ve daha ileri giderek bunların zararına propagandayı yapmak demektirki, bundan vatansever Türk ordusunun bütün askeri şahıslarını tenzih ederim. Bu büyük ve gizli tehlikeyi önlemek ve yok etmek için şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük, küçük bütün askerlerin, komutan ve amirlerin pek ziyade hassas davranmalarını ve bunda en ufak bir zafa düşmemelerini ve müsamahaya yer vermemelerini ve rejim aleyhinde veya başka rejimleri müdafaa yoluyla yazılmış eserleri okuyup saklayan ve yekdiğerine tavsiye eden askeri şahıslar olursa bunlar hakkında işlerinin derecesine göre takibatta bulunmalarını ve propagandalarının müessir olmalarının en büyük yeri olan astlarının ruhi vaziyet ve temayülleri ile yakından alakadar olarak zayıf noktaları varsa onları takviyeye ehemmiyet vermelerini isterim.

8- Bu hadiseler sebebile pek ziyade hassasiyetle hareket ederek tez elden bu kötülüklerin önüne geçen ve çarçabuk kanunun layık olan hükümlerine çarptıran amiri adli ve askeri hakimlere ve mevcudiyeti ile hadisenin başından nihayetine kadar müessir yardımlarda bulunan emniyet işleri teşkilatına bütün ordu önünde takdirlerimi beyan eder ve bunun bütün subay ve askeri memurlara ve askeri okulların okurlarına münasip şekilde okutulup anlatılmasını dilerim.

9- Bütün orduya yazılmış ve bilgi için yüksek Başvekalete, Adliye, Dahiliye, Maarif, Nafia, İktisat ve M. M. Vekaletlerine arz edilmiştir. Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak Aslı gibidir”

Fevzi Çakmak, özellikle askeri
öğrencilerin ‘muzır’ yayınlara karşı korunmasını
isterken, “Ordu içerisindeki, askeri şahıslar da her ne
şekil ve suretle olursa olsun ellerine geçen kitapları
okurlarken yazılarını ordu ve memleket için zararlı
propaganda mahiyetinde gördükleri takdirde üstlerini
bunlardan haberdar etmekle mükelleftirler” uyarısında bulunuyor.

 

Yine de iyimserlik

Kardeşim
sonu tatlıya bağlanan kitaplar
yollayın bana
uçak sağ salim inebilsin meydana
doktor gülerek çıksın ameliyattan
kör çocuğun açılsın gözleri
delikanlı kurtarılsın kurşuna
dizilirken
birbirine kavuşsun yavuklular
düğün dernek yapılsın hem de
susuzluk da suya kavuşsun
ekmek de hürriyete
kardeşim
sonu tatlıya bağlanan kitaplar
yollayın bana
onların dedikleri çıkacak
eninde de sonunda da. . .


[ 1946/1949] Nâzım Hikmet


-BİTTİ-

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer