Süperpak’ta 6 ay dayandılar, kazandılar

İşverenin 33 ülkede 44 işletmesi var. Merkez Viyana’da, 16 yıllık çalışan ortalama 24 bin Avro maaş alırken, Türkiye’de, İzmir’in ilçesi Torbalı’daki, Karaman’daki ve Gaziantep’teki fabrikalarda 20 Haziran’da başlayan grev aylarca sürdü. İşçiler 350 TL zam alabilmek için direndi. 300 TL’ye imza attılar. Üç fabrikada toplam 240 işçi var. Süperpak’ta 240 işçi 20 Haziran’dan beri grevde idi. Yazı dizisi başladığında grev bitti. İstediklerini aldılar.
Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
Yayınlanma tarihi: 27 Aralık 2018 Perşembe, 12:58

Yazarımız Ataol Behramoğlu ile ziyaretimizde grev sürüyordu. İşçilerde hem umut hem de grev yorgunluğu göze çarpıyordu. Sohbetimizden kalanlar aşağıdaki satırlarda...

Fotoğraflar: Vedat Arık

Mayr-Melnhof Packaging Şirketine ait Süperpak işçileri, 2012’den beri toplu sözleşmeli. Selüloz İş Sendikası üyesi işçiler, ilk kez bu kadar uzun süreli grev yapıyor. 20 Haziran’da başlayan grevin 186. gününde, geçen Cumartesi 3 yıllık sözleşmelerini imzaladılar. İlk yıl 280 TL, ikinci yılın ilk altı ayı da 300 TL zam alacaklar. Enflasyon oranına göre, maaşlarda erime olursa, zararı işveren karşılayacak. Selüloz İş Sendikası Uzmanı Aykut Günel, “Çok uzun süreli grev oldu. Antep’teki işçiler grevi kırmıştı yaklaşık iki ay önce. İçeri girdikten bir hafta sonra da sendikadan istifa ettiler. Bu sözleşmeden yararlanamayacaklar. Yeni örgütlenen bir yer olması ve bölge itibariyle grevi dört ay bile götürmüş olmaları çok önemli” diyor. İşverenin ilk üç ay işçilerle hiç görüşmediğine, etik olmayan yollarla grevi kırmaya çalıştığına dikkat çekiyor: “Sıfır zam dayatmasına karşı işçiler iş bırakmıştı. Grevin 92. gününde ilk görüşmeyi yaptık. Anlaşmadan iki gün önce, Avusturya’dan, 30 ülkenin sorumlusu olan bölge direktörü geldi. Mevcut koşullara göre iyi bir anlaşma oldu.” İşçiler de Ocak ayı başında işbaşı yapacaklar: “Grevin bu kadar uzun süreceğini tahmin etmemiştik. Hepimiz son güne kadar dişimizle tırnağımızla işimizi severek çalıştık. Onlarsa sendikayı bitirmeye çalıştılar. Anlaşma olmasına memnun olduk” diyorlar.

Sendikanın faydaları...

İzzet Kıvılcım: 16 yıllık çalışanım. Önceki toplu sözleşmede 350 ücret artımını almıştık. Dördüncü dönem sözleşmeye oturduk, o zamanki fabrika müdürümüz 280 lira teklif etti. Grevden önce görevden alındı. Finans sorumlusu olan Serdar Mollamehmetoğlu onun yerine atandı. Gelir gelmez ‘sıfır zam’ dedi: “İki yıl bu şekilde çalışırsanız çalışın...” Grev kararı aldık. Aylarca hiç görüşmediler bizimle. Sonra teklifler gelmeye başladı, bir hafta 120 lira, 15 gün sonra 100 lira gibi... 2018’e hiç zam vermiyor. Sosyal yardımlarla birlikte en düşük maaş 2200 lira burada. Sendikada 2011’de örgütlendik. 2012’den beri sözleşmemiz var. Sendikanın maddi ve manevi birçok faydası oldu. Eskiden bize diktatör gibi emir verirlerdi. Sadece alınan kararı uyguluyorduk. Pazar mesaisine gelmek istemeyince, o zamanki genel müdür, “Aranızda delikanlı varsa gitsin istediği yere şikayet etsin” diyebiliyordu. Karaman fabrikası inşa ediliyordu. Biskivü fabrikalarıyla fabrika bitmeden anlaşmışlar. Oranın siparişlerini biz burda yapıyorduk. Gece gündüz 12 saat vardiya... Antep ve Karaman fabrikalarını bizim emeğimiz kurdu. Sendika örgütlenmesine girişince de zor bir dönemden geçtik. Patronlar, sabaha karşı saat 4’te fabrikaya gelip vardiyasını tamamlayan işçiyi işten çıkardılar. Ama vazgeçmedik, kazandık.

Kenetlendik

Çetin Zingal: 18 yıldır burdayım. İçire girelim diye çok uğraştılar ama yılmadık. Gaziantep’te iki ay kadar önce grevi kırdılar. İki makine bir iki hafta önce bir pazar günü herkesten gizli olarak Antep’e kaçırıldı. Burada nöbetçi arkadaşlarımız vardı. Antep, aslında çok kararlıydı. Orada grevin kırılması bizim birbirimize daha da kenetlenmemize neden oldu. Grev süresince çevreden çok destek aldık. Çay, şeker getirenler, erzak verenler, arabalardan korna çalanlar... Başka fabrikaların patronları bile desteğe geldi.

Hep bizi kötülediler

Mustafa Saltık: İlk defa bu kadar boş kaldım. Zordu. Süperpak’ın operatör kadrosu sektörde en iyisidir. Bize, ‘Dışarı çıktınız işler bozuldu’ dediler. Günlük işlerde, karın tokluğuna çalışan arkadaşları tehdit ettiler, fotoğrafınızı çekeriz, tazminatsız atarız diye... İki yıldır sendikayı bitirmeyle uğraşıyorlar. Önceki genel müdür de hep işçiyle uğraşıyordu. Bir makinede çalışan 5 kişiyi 4’e indirmeye çalıştı. Karaman’da, Gaziantep’de bizi kötülüyordu. En sonunda onu da görevden aldılar.

Murat Gür : 5 yıldır burdayım. Eşim de evde, çalıştığı yer kapandı. Grevin uzun sürmesi strese neden oluyordu. O sıkıntı eve de yansıyor. Ödemeler yaklaşıyor, kara kara düşünüyorsun... Antep, içeriye girer diye hiç düşünmezdik. ‘Biz kale gibiyiz, yeter ki siz dimdik durun’ diyorlardı ilk başta.

Pes etmek yok

Hasan Cevaş: Annemizin, babamızın destekleriyle geçindik bu sürede. Sendikamız sahip çıkıyor. Bu yola baş koyduk. Tatlıya bağlanmasını diledik. İşverenin olumlu yaklaşmasını bekliyoruz. Fabrikamızın kapanmasını istemiyoruz. Burası işverenden çok bizim işimiz.

Barbaros Hasçelik: 7 senedir burdayım.Grev bir hafta sürer diye düşünüyorduk. İşler iyi gidiyordu. Biz hep işimizi severek yaptık, dedikleri her şeye tamam dedik. Grev çadırına 3 ay geldik gittik. Sonra nöbet sistemine geçtik. Kirada olan var, dört beş kredisi olan var. Ben de yeni kredi çekmiştim. Pes etmek yok.

İlyas Karataş: 8 yıldır burda çalışıyorum.Operatörüm. Çölyak hastasıyım. İstedikleri her şeyi yerine getirdik yine de suçlu biz olduk. Borçlar insanı sıkıyor. Karın tokluğuna günümüzü geçirmeye çalışıyoruz. Çocuğumuz bir şey isteyince, hep bir gün sonra, diyoruz. Kendimizi de kandırıyoruz, çocuğumuzu da kandırıyoruz. Haklarımız için direnmeye devam ediyoruz.

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ataol Behramoğlu