Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Ebru Kılıçoğlu

Komşu

11 Temmuz 2018 Çarşamba

İki Avrupalı komşunun karşılaşmasında, ibre ister istemez Fransa’yı gösteriyor. Bunun temelinde, sadece Fransa’nın futbol tarihi ya da daha iyi bir takım görüntüsü vermesi yok. Aynı zamanda, İngiltere-Fransa gibi büyük heyecan vaadi olan bir finalin hayali de var. Bu çerçevede, kusursuz bir denge ile başlıyor maç ve ilk yarı boyunca öyle devam ediyor. Bu sürede dikkat çeken, her iki tarafın da ‘variyete’ peşinde olmayışı. Bir bütün olarak oynama anlayışı, verilen taktiğe harfiyen uyma disiplini, pas trafiğindeki kusursuzluk ve girilen gol pozisyonlarındaki ustalık bir tarafın diğerine üstün olmadığı tam bir denge içinde ilerliyor. Belçika adına, Kevin De Bruyne ilkyarıya damga vururken, Fransa için Mbappe’nin bir sihirbaz ustalığı gerektiren top kontrolü bu maçta da keyif veriyor. Bu kusursuz dengeyi bozan taraf, 51. dakikada Umtiti ile Fransa oluyor. Belçika, yenilen golden sonra, aksiyon-reaksiyon denkleminde ‘sakin’liği seçiyor. Gole yönelik çabaları kısıtlı kalırken, topa sahip olma oranında Fransa’ya fark atıyor ama bu istatistiği gole çeviren bir mucize üretemiyor! Belçika’nın son 10 dakikada artan baskısına, bazen Lloris, bazen de Fransız futbolcuların kurnazlıkları geçiş vermiyor. Can havli ile gelişen ‘panik ataklar’ ve altı dakikalık uzatma da kâr etmiyor. Fransa, komşusunu kupa dışına iterken adını finale yazdırıyor.

Tümü Ebru Kılıçoğlu - Son yazıları

Dosdoğru 19 Eylül 2018 Çar
Dönüş 15 Eylül 2018 Cmt
Yenilerin selamı 28 Ağustos 2018 Sal