Köşe Yazısı

A+ A-

Çözülme korkusu Memur-Sen

20 Nisan 2019 Cumartesi

BirGün gazetesinin dünkü haberinde bir haftada 5 bin çalışanın sendika değiştirdiğinden söz ediliyor. Günübirlik sendikalardan doğrulatabileceğim bir haber değil. AKP’nin içinden çözülmeler yaşandığı gözlemlerim sendika üyelikleri üzerinden değil. Sözleşmeler, yetki takvimleri bağlantılı verilerle ancak gözlemlenebilir. Ancak saadet zinciri oluşturulmuş militanlıkla, inanç odaklı parti bağlarının kökten sarsılmakta olduğuna ilişkin gözlemlerimin oldukça uzun bir geçmişi söz konusu.
53 yılı aşkın sokak gazeteciliği kültürüne bağlı olarak yerleşik alışkanlığım, tüm mitingler, kongreler, toplumsal eylemlere dönük olarak, kürsü çevresinden değil, uzaktan, arka sıralardan, toplanma yerlerinden izleme alışkanlığı ile gerçeklerin daha sağlıklı gözlemlenebileceğine inancım hiç sarsılmadı. Gönüllülük ile yoklama, zorunlu katılımcılığı görebilmenin ötesinde, ilişkilerin bağlarının okunabilmesi, her türden gelişim analizleri için anahtar işlevini değerli bulurum.
Dikkatli Cumhuriyet okurları, çok fazla vurguyu bir köşe yazısına sığdırabilme tutkusuyla, uzun, anlaşılmaz cümlelerimden çok yakınsalar da bugüne kadar hiç analiz eleştirisi almamış olmakla övünebilirim. Yine satır araları üzerinden yıllar öncesinden Erdoğan liderliğindeki AKP İktidar gücünde, 2002’li yıllarda siyasal İslamcı örgütlenmeye dayalı gönüllülük bağlarının yerine, İktidar ittifakına dayalı çıkar ilişkileri halkalarının oluşturulmasının başarısının ağır bastığını kanıtlayıcı gözlemlerin yer değiştirdiğine tanıklık etmişlerdir.
Önceleri Kazlıçeşme, sonrası Yenikapı odaklı en büyük İstanbul mitinglerinde, yoklamalı taşınmalar giderek daha çarpıcı uygulamalarıyla görünür olmuştur.

***

Uzatmadan son yerel seçimler taramasında AKP’nin özünde Karadeniz simge olsa da, daha güçlü ağırlıkla var olduğu Kocaeli, Sakarya seçim taramalarında, yadsınamaz ağırlıkları olan cemaatler gücünde gözlemlenebilecek veriler olmadığı halde, seçim sonuçlarına yansıyacak çok anlamlı içerden kırılmaların yaşandığının kanıtları içeriğinde gelişmelerden örnekler vermeye çalışmıştım. Seçim sonrası verilerde, Cumhur cephesinin oy toplamına bakarsanız, yine en başarılı sonuç alınmış genel görüntüsünde hiç kamuoyu gündemine gelmemiş olsalar da, toplamda iki Cumhur İttifakı partisinin oy toplamlarında ortalama onar puanlık gibi önemli bir düşme görülecektir.

***

İstanbul, Ankara, Antalya, Adana büyükşehirlerin de çok uzun yıllar sonrası AKP’nin kaybetmesi sonuçları üzerinden, seçilen CHP’li başkanların tekmilinden birden, işçi kıyımı yapmayacakları, asla sendika seçme haklarına karışmayacakları sözleri meydanlardan kayda geçmiş olarak verilmişken, sendikaların çalışmaya geçişlerini unutun, belediyecilik çalışmaları başlamamışken, 5 bin çalışan sendika değiştirmişse ne anlama gelebilir? Herhalde yüzde doksan beş kusuru yandaş güdümlü medyanın vermeye çalıştığı havadaki gibi, sendikal baskıyla olabilecek bir işin içinde olması söz konusu bile olamayabilir.

***

İstanbul Belediyesi’nde, sözcüklerin tam anlamı ile “çamura yatılmış, bu kadar her yol geçerli direnilmesinin ardından, akşam saatlerinde ancak İmamoğlu’na devir teslim işlemleri yapılabilmişken, ertesi sabah Başkan Erdoğan’ın Kamu-Sen’in ‘İşin geleceği tehditler ve fırsatlar’ başlıklı konferansında konuşmacı olarak katılması”, televizyonlarda ana haber, yazılı medyada manşetlerden yer alan sözlerini geçiştiremeyiz.
Yıllardır eleştirdiği, kaldırılmasının gereğini savunduğu memur, kamu güvenliğine ilişkin yasayı anımsatıyor. Kamu-Sen üyelerinin memur güvenliği yasa hükmüne göre, işten atılamayacaklarını, CHP’li belediyelerin sendika değiştirme tehdidine, izin vermeyeceklerini söylüyor.
Kim kimleri, bu kadar kolay, işe başlamadan tehdit edebilmiş, gerçek olabilir mi sorgulamasına, savunmasına bile gerek yok. 6 bin istifa gerçekse, ortada vahim bir iş sahibi olabilme uğruna zorla üye olma, seçimlerin sonuçları alınmadan kendiliğinden saf değiştirme telaşı olabilir.
Sendikal haklar, örgütlenmeler, 17 yıllık iktidarları süreçlerinde dibe vurduğundan kamuoyu habersiz. Kamu çalışanlarının gerçek toplu pazarlık haklarının olmaması bir yana, kamuda işçi-memur yandaş özel sendika iktidarlarının eseri..
İpin ucu öylesine kaçtı ki, İLO’da milyonlarca işçinin Türk-İş ile temsili söz konusu iken, ülkemiz tarihinde ilk iktidar uygulaması olarak komik sayılarla Memur-Sen ile atamalı görevlendirilmesi yaşanınca, dünya sendikacılık örgütleri olayı protesto edip Erdoğan İktidarlarının bu atamasını tanımadıklarını dünyaya ilan ettiler.