Köşe Yazısı

A+ A-

Alınteri ile kazanmak budur...

22 Nisan 2019 Pazartesi

Adaletsiz bir seçim dönemi artık bitmiş oluyor mu? Yoksa her şey şimdi mi başlıyor?
Bu seçim sürecini unutmamak gerekiyor.
En yetkili ağızdan duyulan tehditler, şantajlar, korkutmalar altında yaşanan bir seçim süreci nasıl yaşanabilirdi?
Bu toplumun demokrasiden yana insanları öfke içinde, cesaretle, azimle, işbirliği ile, dayanışmayla direndiler.
Bu toplum alınteri ile kazandı.
Bu kazanımlar da gene yaygara ile, şamata ile, iftiralarla, tehditlerle geri alınmaya çalışıyor.
Ama artık olamaz.
Bu toplumun demokratik güçleri çaresizlik eşiğini geçti.
Alınteri kazandı ve kazanacaktır.

Demokrasi gökten inmez
Demokrasi bir topluma dışardan gelmez.
Demokrasi bir ülkeye gökten inmez.
Demokrasi, insanların ortak yaşamlarını kendilerinin yönetmesidir.
Bu da, kendini yöneten insanların yaşama düzenidir.
Onun için de ne istediğini bilen bilinçli alınteri çaba harcayacaktır.
Yorulacak, üzülecek ama hedefinden vazgeçmeyecektir.
Bu yerel seçim sürecinde yaşananlar unutulmayacaktır.
İktidar cephesinin tehditleri, ahiret vaatleri, cennet beratları ile toplumu kandırma gayretleri unutulmayacaktır.
Bu süreç, “evet - hayır” referandumunun nasıl çalınıp kaçırıldığını da ortaya koymaktadır.
Bu süreç, Cumhurbaşkanlığı seçiminin de nasıl manipüle edildiğini açıklamaya yeterlidir.
Bu süreç unutulmamalıdır.
MHP Başkan Yardımcısı’nın “CHP tek adam rejimini kaldırıp demokrasiyi getirme peşindedir. Buna izin vermemeliyiz” sözleri unutulmamalıdır.
Tek adam rejiminin yürürlükte olduğu unutulmamalıdır.
Demokrasi gökten inmeyecektir.
Demokrasi, bu toplumdaki demokratik güçlerin mücadelesi ile kazanılacaktır.
Yerel seçim başarıları bu mücadelenin başlangıcıdır.
Demokratik mücadele ortak güçlerin birlikte mücadelesidir.
Elbette liderler olacaktır ama bu süreci lider yaratmak olarak görmemeliyiz.
Ekrem İmamoğlu, duruşuyla, söylemleriyle, yaptıklarıyla gücümüz olacaktır.
Mansur Yavaş, Ankaramızın asıl kimliğine kavuşmasının öncüsü olacaktır.
Tunç Soyer yeni yapıcı gücümüzün ortak örneği olacaktır.
Yeni belediye başkanları bölgelerin yeni umutlarıdır.
Ama gevşemeyelim, kolaya kaçmayalım.
Önümüzdeki yol uzundur, arızalıdır, gene alınterimizi beklemektedir.

Evet, yapabiliriz
Bu güçlükleri yenebiliriz.
Yeniden uygar insanlık değerlerini paylaşarak yapabiliriz.
İnsan ahlakını, insan vicdanını, insan şerefini, adaleti yaşam ekseni yapabiliriz.
Bu otorite bağımlılığını, bu kayırmacılığı, bu yolsuzluk sistemini, bu haksızlık çemberini kırabiliriz.
İnsanın insanca yaşamını sağlayabiliriz.
Emeğin en büyük değer olduğunu ekonominin temeli yapabiliriz.
Laik yaşamın toplumsal barışın temeli olduğunu kabul ederek yaşayabiliriz.
Sağlığın herkes için eşit bir hak olduğu gerçeğini hayata geçirebiliriz.
Her çocuğun laik eğitim görme hakkını uygulamaya sokabiliriz.
Adaletin en yüce değer olduğunu, hukukun bunun için var olduğunu yaşatan bir sistemi kurabiliriz.

Kartaca yıkılmalıdır
Roma senatörü Cato, her konuşmasını “Kartaca yıkılmalıdır” diye bitirirdi.
Amacı, Roma’nın bu hedefi unutmaması idi.
Biz de asıl hedefimizi unutmamalıyız.
Asıl hedefimiz DEMOKRASİ olmalıdır.
Bugünün demokrasi kılıflı otokratik rejimi sürüp gidemez.
Çalınan seçimlerle gelinen bu nokta yanıltıcıdır.
Toplumumuzun istekleri “gerçek demokrasi”dir.
Parlamenter demokrasi, güçler ayrımına dayalı yönetim sistemi.
Yetkili yasama, bağımsız yargı, denetlenen yürütme.
Bu sistem etkin biçimde kurulmalıdır.
Gene alınteri ile.
Gene ortak mücadele ile.
Ama mutlaka...

Tümü Erdal Atabek - Son yazıları

İtaat-inkâr ve isyan... 13 Mayıs 2019 Pzt
Kötülüğe alışmak en büyük kötülüktür... 6 Mayıs 2019 Pzt
Uygarlık ve barbarlık... 29 Nisan 2019 Pzt