Köşe Yazısı

A+ A-

Umudumuzu yitirmeyelim

21 Nisan 2017 Cuma

Referandum sonuçlandı. Şaibeli bir sandık savaşımında “evet” çok az farkla da olsa önde çıktı. Yüksek Seçim Kurulu’nun kararı ortada; hukukun ayaklar altına alındığı bu ortamda başka bir karar beklenmiyordu zaten. Anayasa Mahkemesi’ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruların da olumlu çıkacağını pek sanmıyorum. Dilerim yanılırım…
Bu süreçler ilerlerken, biz işimize bakalım derim. Önümüzde Kasım 2019 seçimlerine kadar iki uzun yıl var. Bu iki yılda birçok şey değişebilir/değiştirilebilir.

***

İstanbul, Ankara, İzmir gibi Türkiye’nin en büyük kentlerinde “hayır” oylarının “evet”e baskın çıkması önemlidir, umut vericidir.
İstanbul’u ele alacak olursak burada “evet” oylarının çoğunlukta olduğu ilçeler şunlardır: Arnavutköy, Bahçelievler, Bağcılar, Başakşehir, Bayrampaşa, Beykoz, Beyoğlu, Çekmeköy, Esenler, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Sultangazi, Şile, Tuzla, Ümraniye ve Zeytinburnu.
Bu ilçelerdeki toplam seçmen sayısı 5 milyon 750 bin 468’dir. “Evet” oylarının toplamı ise 2 milyon 826 bin 203’tür. Bu açıdan değerlendirildiğinde “evet” oyu verenlerin toplamı % 49.1’dir. Buna göre bu ilçelerde 2 milyon 924 bin 265 seçmen ya “hayır” oyu vermiş ya da çeşitli nedenlerden ötürü oy kullanmamıştır. % 50.9’luk bu oran iki yıllık titiz bir çalışmayla yükseltilebilir.
Benzer durumlar Ankara ve İzmir için de geçerlidir.
Her üç büyük kentte de “evet” oyu kullanan seçmenlerin büyük çoğunluğu kırsaldan kentlere görece yakın zamanlarda göçmüş, henüz kentlileşme sürecini yaşayan bireylerdir.
Yukarıda da değinildiği gibi bu kesimlere yönelik çalışmalar sayıca büyük bu potansiyelin önemli bir bölümünü “hayır”a kazandırabilir.

***

Başta CHP olmak üzere muhalefet partileri ve sivil toplum örgütleri el ele, omuz omuza vererek ülkemizin ve toplumumuzun makus talihini iyiye, olumluya dönüştürebilirler.
İşimiz zordur fakat aydınlık bir geleceğe açılan yol engellerle döşenmiş olsa da son çözümlemede kapalı değildir.
Biz güçlüyüz, gücümüzün bilincinde olur, gereklerini yerine getirmeyi becerebilirsek aşamayacağımız engel yoktur.
Karanlığa karşı mücadele hiç kuşkusuz sağlam bir irade, kararlılık gerektirir.
Ensemizi karartmayalım, umutlarımızı yitirmeyelim, uzun erimli bir mücadele için azimle yola çıkalım.
Eğer somut sorunları doğru irdeleyebilir, somut öneriler üretebilirsek başarıyı yakalayamamak için ortada bir neden kalmayacaktır.

Tümü Deniz Kavukçuoğlu - Son yazıları

Hamburg’da aile içi bir sohbet 18 Ekim 2017 Çar
Stratejik ortaklık nedir, ne değildir? 13 Ekim 2017 Cum
ABD ile stratejik ortak mıyız? 11 Ekim 2017 Çar