Köşe Yazısı

A+ A-

19 Mayıs korkusu...

Paylaş
instela'da paylaş
20 Mayıs 2017 Cumartesi

Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin “kurtuluş, kuruluş” savaşları destanlarının yazılımında dönemeç taşları milli bayramlarımıza alerji, anlam, içeriklerini dolduracak geleneksel kutlamaları engellemelerin bahaneleri, yasaklarında İktidarları sınır tanımıyor...
Hele de Atatürk devrimlerinin içerikleriyle ağızlara alınmaması yolunda, başta Mustafa Kemal Atatürk, devrimlerin kazanımlarında rol almış çevresi, sevdiklerini yönelik, densiz saldırganlıklarda denenmeyen yol, işlenmeyen suç yok.
Bu yıl yaşadıklarımızın üslup, içerik, yöntemlerinde; siyasal İslamcı, cemaatçi, terörist kimlikli örgüt saldırganlıklarıyla iç içe, İktidarları, Liderliğine uzanan kadroların, ideolojik, rejim, yönetim değiştirme amaçları ile bağlantılı tarihi gerçekleri saptırma, tersyüz etme atakları, senaryoları uzaktan tıpkısının aynısı gibi.
İçerikleriyle 2002’lerden 2017’nin 19 Mayıs günleri senaryolarına, yaşadıklarımızda aklarla karaların, Lider, partinin adları değişmeden kendi iktidarları ittifaklarında...
Stratejik ortaklık, cemaat, iktidarları ortaklıklarında, dış ortaklıklardan, iç ortaklıklara, kutsanmış ortakların; ülkeler, cemaatler, kimlikleriyle ihanetler gündemde... Irk-dinmezhep eksenli eski stratejik ortaklıklardan, terör örgütlerininin fışkırması olgusu ile, oluşturulmuş ittifakların çıkarlar bağlantılı “eski terörist- yeni müttefik ya da tam tersi” tersyüz oluşlar gündemde...

***

Bu yıl Gazi Mustafa Kemal sevgisini kırmak, laik Cumhuriyet’in var oluşunda dönemeç taşları Devrimlerin değerlerini sarsmak adına, yine bir Cemaat bağları kimlikli tarihi gerçekler adına ortaklığa çıkan densizlerin küfürlerine, çok güçlü bir toplumsal tepki geldi. Suçluların yakalanmaması, Mustafa Kemal Atatürk devrimlerine, hakaret edilen sevdiklerine, çok güçlü eylemlerle toplumsal sevgi gösterilerine dönüşünce..
İşin rengi değişti. Suçluların yakalanıp yargılanmaları da gündeme gelince.. Yandaşlığın ötesinde, yeni cemaat ittifaklarından kimi örgütlerin adları dillendirilir oldu. Eski stratejik İktidarlarının Cemaat ortaklığı FETÖ’cü darbe örgütü olarak suçüstü olunca, yerine uluslararası ve ulusal arenada, hele de kamu kadrolaşmalarında eğitimde kurumlaştırmalara taşınmakta olan gözde, cemaatler, vakıflarla bağları ne ola?
Dün ülkenin her yerinde gerekçelendirmelerdeki mazeretler azıcık farklı, 19 Mayıs kutlamaları yasaklanmışken Saray’da, yeni koydukları adıyla Beştepe’deki gençlik buluşmasında Başbakan’ın seslenişindeki Cumhurbaşkanı övgüleri ilginç, dikkat çekiciydi. FETÖ’cüterör örgütünün darbesinin kırılmasında gençliğin rolü, bu nedenle de bu yılın 19 Mayıs bayram kutlamasının şehitlerin anılmasına çevrilmesi nedeniyle bakanlık kararına teşekkür ediliyordu. Bir de aynı gündemli şiir yarışması kazanan gençlere ödül verilmesi vardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında işgalcilerin İzmir’den denize dökülmesi süreci ile, FETÖ’cü darbecilerin kendisini hedef alan kaçışlarındaki gelişmeleri, benzeri bir denize dökme durum benzetmesi ilginçti. İşgalci girişimlere karşı benzeri bir ülkenin korunması savaşımı vurgusu vardı. Ancak yeni Türkiye vurgulamasında gençlere öğütlerinde bir kez daha laik Cumhuriyet, Atatürk devrimleri adı konmadan yaptığı eleştirilerde, Osmanlı dönemi ile koparılan bağları uzun uzun dile getirdi. Gençlerden bu değerlerle yanlarında olmalarını istedi.
Doğrusu yeri gelmişken Amerika zirvesinde, Rakka operasyonuna ilişkin reddedilen önerisine ilişkin açıklamalar dikkat çekiciydi. Amerika isterse Türkiye’nin Suudiler destekli doğrudan operasyona girebileceği önerisi, yola çıkıldığı operasyonun sürmekte olduğu gerekçesiyle, PYD, PKK destekli ittifaklardan vazgeçilmesi uyarıları kabul görmemişti.
Bu durumla bağlantılı olarak da Türkiye’nin kendi toprak bütünlüğünü korumaya yönelik gelecek terör saldırılarına karşı savunma hakkını kullanacağı uyarısı yapılmıştı...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkanlık rejimine dayanak yapılan, referandum konusu anayasa değişikliği metninden yola çıkarak, başkan seçilmeyi beklemeden AKP’ye yeniden başkan oluyor. Halen yürürlükteki parlamenter rejimine göre ettiği Cumhurbaşkanlığı yeminini, tarafsız, herkesin cumhurbaşkanı olma zorunluluğu, kimliğini yoka çıkarıyor..

Tümü Şükran Soner - Son yazıları

Dindar ve kindar aydınlanmaya karşı 19 Eylül 2017 Sal
İnsanlıktan çıkış halleri... 16 Eylül 2017 Cmt
Bu dava ya düşecek ya düşecek... 12 Eylül 2017 Sal

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Mustafa Kemal Atatürk