Köşe Yazısı

A+ A-
Gülengül Altınsay

Kafası amputeler

12 Ekim 2017 Perşembe

Sosyal medyadan iki video izledim; biri metroda engelli asansörüne doluşup tekerlekli sandalyeli bir insanı dışarda bırakan çoğu genç yaşta vatandaşlar… Diğeri de seksenli yıllarda yine bir milli takım hüsranı sonrası memleketin futbolundan şikâyetçi olan futbolseverlerin mikrofonlara söyledikleri…
İkincisinden başlayalım; futbolseverlerin eleştirilerini dinlerken önce bugün konuşuluyor sandım. İnanın o kadar günceldi. Yani her şey 30 yıl önce de aynıymış. Yine değer verilmeyen altyapılar, yine futbolcu yetiştirmek konusunda yetersizlikler, yine emek harcamadan hazıra konma alışkanlığı…
Bir gıdım ilerleme yok yani.
Zaten ben de aynı şeyleri yazmaktan bıktım yıllarca. Sürekli kendimi tekrarlıyormuşum gibi geliyor.
Ama işin garibi son yirmi yıldır futbolun en etkin yerlerinde olanlar, yorumlarıyla insanları yönlendirenler bugün en fazla şikâyetçi konumundalar. Milli takım üzerinden rant sağlayanları, milli takımı değil kendilerini düşünenleri anlatmakta zorlandığımız ve de yalnız kaldığımız dönemlerde onlar gaz vermekle meşguldüler.
Şimdi dibe iyice vurduk. En büyük eleştirmenler de onlar artık.
Gerçi İzlanda’yı yenebilseydik ve yola devam edebilseydik futbol düzenine ilişkin bugünkü yorumlar gelir miydi yine çok şüpheliyim. Çünkü günü kurtarma politikası futbolu şu veya bu şekilde yönlendirenler için de geçerli.
Tabii bu arada insanların milli duygularını kullanarak popülerliklerini korumaya çalışanlar da var. Neymiş bizim milli takım oyuncularında ruh yokmuş.
Milli takımı kendi malı sayanları bir yana bırakıyorum. O kadar maç arasında çıkıp milli formayı giyen ve elinden geleni yapan futbolcular mı baş sorumlu? Yarın lig maçı, üç gün sonra Monaco ile Şampiyonlar Ligi maçı oynayacak Cenk mi, Oğuzhan mı ruhsuz… Ki Almanya, Hollanda gibi milli takımlarda oynayacakken kalkmış Türkiye’yi seçmiş insanlar bunlar. Onların yerinde olsam “Madem biz ruhsuzuz, hadi buyurun siz oynayın” der çeker giderim.

Eksiklikten fazlalığa
Avrupa Şampiyonu olan Ampute Milli Takımın başarısını kullanıp A Millileri hedef göstermek ise ucuz uyanıklık…
Ampute demişken, kolu ya da bacağı olmayan ya da sonradan kesilen engelli gençlerimizden oluşan bir takım bu. Bu takımın kuruluşunda büyük katkısı olan Gündüz Tekin Onay’ı minnetle hatırlayalım önce. Sonra da bu takıma katkısı olan herkese teşekkürler. Tabii en başta da futbolculara. Engelli olmanın spor yapmaya engel olmadığını bir kez daha gösterdiler. Eksikliklerini fazlalığa çevirdiler.
Ne var ki insan normal hayata dönüp sapsağlam genç insanların daha az yürümek için engelli asansörüne doluştuğunu görünce, toplu taşıma araçlarında engellilere ve yaşlılara ‘fazlalık’ muamelesi yapıldığını görünce, “Bizim için sadece alınan kupa mı önemli yoksa” diye düşünmeden de edemiyor.
Ya İngiltere Ampute takımı sahaya çıkarken sadece İngiliz oldukları için yapılan yuhalamalar; işin özünden, insani yaklaşımdan ne kadar da uzak.
Ampute takımın başarısını kullanarak A milli takıma ayar vermek de aynı vicdansızlık. Ve Milli takım Rusya’ya gidemedi diye bir anda ülkedeki futbol düzeninin ne kadar kötü ve verimsiz olduğunu keşfetmek…
Merak etmeyin 2020 Avrupa Şampiyonası’nın kuraları çekilince her şey unutulacak, aynı komedi yeniden sahne alacak.
Hepimizin beyni mi ampute ne!

Tümü Gülengül Altınsay - Son yazıları

İki farklı dünya 19 Ekim 2017 Per
Çok güzel oldu 18 Ekim 2017 Çar
Durursan düşersin 14 Ekim 2017 Cmt