Köşe Yazısı

A+ A-

Frankfurt Kitap Fuarı...

12 Ekim 2017 Perşembe

Dünyanın bütün güzel insanları burada. Yazarlar, yayıncılar, çevirmenler, gazeteciler... [Haber görseli]Yeryüzünün tüm kitapları da burada. Çin, Japon, Eskimo, Finlandiya, Latin Amerika, Afrika... Burası şu anda yeryüzünün en zengin, en varlıklı, en muhteşem, en şaşırtıcı, en heyecan verici yeri... A a bakın bakın yanımdan Salman Rüştü geçti. Biraz ötede Margaret Atwood... Oyalanmaya vakit yok çünkü ödül törenine yetişmem gerek... Sonra da bir acele bu yazıyı yazmalıyım...
Frankfurt Kitap Fuarı’ndan bildiriyorum... Dünyanın en görkemli, en büyük kitap fuarı... Bu yılın onur konuk ülkesi Fransa. Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron birlikte açtılar bu dev şöleni önceki gün... İlk üç gün yazarlar, yayınevleri, medya kurumları, gazetecilere açık... Son iki gün ise okurlara, ziyaretçilere ...
Birikimler üzerine, damıtıla damıtıla gelindi bu yılki fuara... Dünyanın en eski fuarı denmesi boşuna değil... Gutenberg’in matbaa devrimiyle birlikte 1454’ten beri süren bir gelenek...
Bugün dev yayıncılık endüstrisinin en önemli elemanı. Sayılarla ifade edeyim: 106 ülkeden 7.000’i aşkın yayınevi katılıyor. Sadece Fransa’dan ve Fransızca konuşulan ülkelerden katılan yazar sayısı 180... 13.000 kadar yazar ve gazeteci... Beklenen okur ve ziyaretçi sayısı ise 280 bin civarında...

Ödüller
Daha önce Yaşar Kemal ve Orhan Pamuk’un da aldığı “Frankfurt Kitap Fuarı Alman Yayıncılar Birliği Ödülü” bu yıl Kanadalı yazar ve şair Margaret Atwood’a verilecek. [Haber görseli]Ödül töreni 15 Ekim Pazar günü...
Uçaktan inip nefse nefes koşarak, yetişmeye çalıştığım ödül töreni Friedrich Naumann Vakfı tarafından verilen “Cesur Gazeteci” ödülü... Bu yıl gerçekten gazetecilerin en cesuruna veriliyor. Ödülün tam adı: “Cesur Gazeteciler İçin Raif Badawi” ödülü. FETÖ’cü olmadığını dünya âlem bildiği halde, bu örgüte en büyük darbeyi indirmiş olup da bizim ne yapıp yapıp mutlak hapse tıkmayı ve 286 gündür orada tutmayı “başardığımız” Ahmet Şık’a veriliyor... Kameralar, dünyanın dört bir yanından gelmiş gazeteciler, televizyonlar burada ama Ahmet Şık burada değil. Hapiste. Hapisten sesleniyor bütün dünyaya. Onun mektubunu avukatı, arkadaşı Can Atalay getiriyor...

Türkiye evimiz
Frankfurt Kitap Fuarı’nda Ahmet Şık’ın sesi yankılanıyor:
“İnsan umutsuzluktan umut yaratır, diyen usta Yaşar Kemal’e inanan bizlerin umudu var... Evet karanlığın gölgesinin daha da koyulaştığı, karamsarlığın yaygınlaşıp daha da derinleştiği zamanlar, hiçbir şeyin iyi olmayacağını düşündürten zamanlar. Tası tarağı toplayıp gitmeyeceğiz. Çünkü biz buradayız ve varız. Var kalmaya devam edeceğiz. Türkiye bizim evimiz. Hayatımız. Geçmişimiz. Barış, hak, hukuk, adalet ve eşitliğin hâkim olduğu geleceğimiz.”
Henüz Türkiye resmi pavyonunu göremedim ancak programda Türkiye’ye ilişkin çeşitli etkinlikler var. Yabancı dillere çevrilmiş yazarlardan okumalar, çeşitli sergiler, yayıncıların buluşmaları vb... Ama bol bol Türkiye’de basın özgürlüğü başlıklı buluşmalar da var... Ayrıca Türkiye’de yasaklı kitaplar başlıklı bir de sergi var..
Can Dündar, Aslı Erdoğan, Burhan Sönmez, Türkiye Yayıncılar Birliği temsilcileri, sayısız yayınevinin temsilcileri ve bir standdan diğerine koşarken rastladıklarım...
Fuardan bir güzel haber de Gaye Boralıoğlu’nun “Meçhul” adlı romanının Barış Ödülleri töreni kapsamında “Satırlar Arasında” programına seçilmesi... “Satırlar Arasında - Bir Saat Güzellik” başlıklı sunuşta ülkelerindeki çeşitli zorluklar yüzünden eserlerini ifade etmekte zorlanan yazarların kitaplarından bir saatlik okuma seansları yapılıyor. Gaye Boralıoğlu’nun kitabını ise Büchner Ödülü’nün sahibi Alman şair ve yazar Jan Wagner okuyacak.

Geleceğe yönelmek
Bu yılki fuarın ana temalarından biri de geleceğe yönelmek... Elektronik kitap endüstrisi, dijital gerçekçilik vb...
Ancak gelecek sanatsız düşünülmüyor elbet... Fuarda tüm sanatlara da geniş yer ayrılmış durumda...
Berlin Volksbühne Tiyatrosu’nun Artistik Yönetmeni Chris Dercon ARTS +, Sanat+ programının açılışında, tüm sanatların artısıyla ilgili yeni bir dil arayışında olduklarını söylüyor... Tiyatro+, resim+, edebiyat+, sinema+ derken yaratıcılık, dijital araçlar, teknoloji ve iletişim arasında daha sıkı bağlarla yeni bir gerçekliğe ulaşma çabası...
Şimdilik Frankfurt Kitap Fuarı’ndan bu kadar...

Tümü Zeynep Oral - Son yazıları

Bir mimarlık dehası: Louis Kahn 10 Aralık 2017 Paz
En büyük özlemim: Devletime saygı! 7 Aralık 2017 Per
‘Görünüyorum, O Halde Varım’ mı? 3 Aralık 2017 Paz

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Can Dündar, Orhan Pamuk, Ahmet Şık, Yaşar Kemal