Köşe Yazısı

A+ A-
Çiğdem Toker

Ve Maliye Bakanı açıkladı: Garanti tutarları 2018 bütçesinde

13 Ekim 2017 Cuma

Dört yıla yakın bir zamandır, bu köşede belli aralıklarla işlenen temel konu başlığımız: Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projelerinin, toplumun ekonomik refahını etkileyen kamu kaynaklarına çıkardığı fatura.
3. köprü, Osmangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli, 3. havalimanı, temeli atılan Çanakkale Köprüsü.
AKP’nin Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle yaptırdığı Hazine garantili bu projelere dair sözleşmelerin halktan gizlendiğini, şirketlere döviz üzerinden verdiği trafik garantilerinin getireceği yükün, garantilerin bütçede gösterilmediğini sıklıkla ele aldık.
Yanı sıra, Yap-Kirala-Devret (YKD) modeliyle yaptırılan Şehir Hastaneleri.
Devlet ve üniversite hastaneleri borç içindeyken, Hazine arazisi üzerinde özel sektöre yaptırılan 30’un üzerindeki yüksek teknolojili, “beş yıldızlı otel konforlu”, devasa hastanelere Sağlık Bakanlığı’nın kiracı olduğu şehir hastanelerini de öyle. (Sadece Bilkent Şehir Hastanesi’ne 25 yılda ödenecek kira 23.4 milyar TL.
Her iki grup da yani YİD ve YKD modelleri, (artık verimsizliği anlaşıldığı için doğduğu topraklarda terk edilmeye başlayan) Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) politikasının unsurları.

***

Sözü KÖİ projelerine dair önemli gelişmeye getireceğim.
Maliye Bakanı Naci Ağbal, dün Torba Kanun’un görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda açıkladı: KÖİ projelerinde Hazine’ce verilen garantilerden kaynaklanan ödeme tutarları, 2018 yılı bütçe tasarısında gösterilecek. Ağbal, bu haberi KÖİ projeleri yapan firmalara sağlanacak vergi muafiyetine yöneltilen eleştiriler sırasında verdi. Bakan Ağbal, 17 Ekim’e dek Meclis’e sunulması gereken 2018 bütçe tasarısının yanı sıra, bir de Kalkınma Bakanlığı ile birlikte -3-4 ay önce başlatılan- ortak bir çalışma yürütüldüğünü de duyurdu. Bu yıl sonuna dek bitirilmesi gereken çalışma, KÖİ projelerinin, toplam sürelerini de içine alan bir yük hesabını içerecek.

Saraçoğlu’na dokunulmayacak
Bir “torba”, 60’ın üzerinde kanunda 130 madde ile değişiklik yapma iddiasında olunca, görüşmelerin tartışmalı geçmesi kaçınılmaz. Çarşamba akşamı komisyonda, CHP’li Bülent Kuşoğlu ile Bakan Ağbal arasında Saraçoğlu lojmanlarına dair yazılarımın gündeme geldiğini öğrendim.
Maliye Bakanı, yazılarıma konu ettiğim bölgeyle ilgili, üç yıl önce verdiği taahhüdün arkasında durduğunu tekrarlamış. Ve şöyle demiş:
Size söz veriyorum, bugün orada kaç ağaç varsa daha fazla ağaç olacak, ne kadar yeşil alan varsa daha fazla yeşil alan olacak ve gerçekten, bunu, Ankara’nın bir prestij projesi olarak hayal ediyoruz, ümit ediyoruz. Emlak Konut’la konuşmalarımızda, hayallerimizde bunlar var. Ha, bunu yapmayız da bir beton yığını yaparsak ben onun hesabını veririm. Asla buna müsaade etmeyiz. Hükümet olarak -bunu Hükümet olarak da paylaşıyoruz- gerçekten Ankara’ya yakışır güzel bir proje yapmak istiyoruz.”
Emlak Konut Genel Müdürü ile konuştuğunu “projenin lansmanını” en kısa süre içinde yapacaklarını anlatmış. Kuşoğlu’nun ilgili Bakanlar Kurulu kararında, lojmanların “Gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığında hasılat paylaşımı esaslı” devredildiğini hatırlatması üzerine de bunun “genel bir ifade olduğunu, hiçbir yapıyı yıkmayacaklarını, orijinaline uygun bir şekilde yeniden dizayn edilerek, orada birtakım yeni sosyal donatı alanları oluşturulacağını” kayda geçirmiş.
Fikri takip gereği, bizden aktarması.

Tümü Çiğdem Toker - Son yazıları

Kuğulupark hatırladığınız gibi değil 10 Aralık 2017 Paz
Metro inşaatlarında işten çıkarma 8 Aralık 2017 Cum
İstanbul metroları finansal darboğazda 6 Aralık 2017 Çar

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Bülent Kuşoğlu, Naci Ağbal