Köşe Yazısı

A+ A-

Kediyle gelen demokrasi

07 Aralık 2017 Perşembe

3 Aralık günü Erzincan Orduevi nizamiyesi önünde bir kediye işkence edip döverek tekmeleyen er Taner Hepşen, çıkarıldığı Erzincan Sulh Ceza Hâkimliği tarafından ifadesi alındıktan sonra adli kontrol şartıyla salıverilince konu basına yansıdı.
Erzincan Sulh Ceza Hâkimi’nin TCK. 151. maddesinin 2. fıkrasına uygun olarak verdiği karar, kendisinin içine de sinmemiş, ama kanun gereği başka türlü olmasına da imkân yok. Çünkü TCK’de öngörülen hayvana yönelik suçlar, ancak sahipli hayvanlar için geçerli, sahipsiz hayvanları kapsamıyor. Bunun üzerine kararı veren hâkim eşitlik ilkesine aykırı olduğunu düşündüğü bu madde ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya karar vermiş.
Şimdi başvuru AYM önüne gidecek ve AYM talep doğrultusunda karar verirse, artık sahibi olmayan sokak kedileri sahipsiz olmaktan çıkacak, onlara da kötü muamele suç kapsamına alınacak.
Eğer karar bu doğrultuda çıkarsa, yalnızca sokak kedileri değil, bilumum hayvanat, işkence ve kötü muamele karşısında sahipsiz olmaktan kurtulacak, kedilerle birlikte köpekler, atlar, eşekler de yasa ve yargı yoluyla koruma ve güvence altında olacaklar.

***

Hayvan dostlarımızın özgürlük ve güvenliklerinin yasa güvencesi altına alınmasına yönelik başvuruyu herkes sevinçle karşıladı.
AYM’nin bir kedi, bir köpek, bir at, bir eşeğin özgürlüğü ve güvenliği konusunda eşitliğe aykırı düzenlemeye son verme konusunda kendini yetkili kabul etmesi aynı zamanda umut verici bir davranış olacaktır. Eğer beklendiği türden bir karar çıkarsa, 3 Aralık günü Erzincan Orduevi nizamiyesi önünde er Taner Hepşen’in kötü davranışına hedef olan isimsiz kedi ülkemizde bütün hemcinslerinin yanı sıra, köpeklere, atlara, eşeklere ve de bilumum mahlukata benzer davranışların tekrarlanmasının önüne geçecektir.
Böylelikle hayvan dostlarımız, işkenceden, özgürlüklerini engelleyen davranışlardan kurtulacaklardır.
Artık yasalar, mahkemeler ve dolayısıyla devlet onların da sahibi olacaktır.
Sahipsiz hayvanlar da bu konudaki sahipsizliklerinden kurtarılınca, ortada bir tek sahipsiz olarak TC yurttaşı insanlar kalacaktır.
Biliyorsunuz anayasanın 120. maddesinde düzenlenen Olağanüstü Hal (OHAL) ilan edildikten sonra 121. maddede öngörüldüğü üzere Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, kanun hükmünde kararnameler (KHK) çıkarabilmektedir.

***

Yasamayı by-pass ederek yasama yetkisini bütün OHAL süresince “Yürütme”ye teslim eden KHK uygulamasının bir özelliği de KHK’lerin, normal zamanda “Yasama”nın çıkardığı yasaların aksine, anayasal denetimden azade olmalarıdır.
Anayasanın 148. maddesi, anayasanın 15. maddesindeki hak ve özgürlükleri de kısıtlamak yetkisini haiz OHAL KHK’lerinin şekil ve esas bakımından anayasaya aykırılığının ileri sürülemeyeceğini söyler.
AYM bu maddeyi yorumlarken, KHK’lerin olağanüstü hali gerekli kılan konularla ilgili olup olmadığını denetlemek yetkisine sahip olduğu yönünde içtihat oluşturmuşken, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, bu içtihadından vazgeçmiştir.
Böylelikle, KHK’lerin düzenlemelerine hedef olan yüz binlerce yurttaş, sahipli kediler, köpekler, atlar ve eşeklerden daha beter “sahipsiz hayvan” misali sahipsiz kalmışlardır. 15 Temmuz’dan bu yana çıkarılan KHK’lerin yüzbinleri mağdur ettiğini düşünürseniz, durumun demokrasi açısından ne denli vahim olduğunu görebilirsiniz.
Şimdi AYM son başvuru doğrultusunda karar alıp da sahipsiz hayvanlara da sahip çıkarsa belki bu durumdan utanılır da sıra KHK mağduru sahipsiz insanlara gelir...
İşte o zaman, tarihte bir ilk olarak 3 Aralık günü Erzincan Orduevi önüne, kötü muameleye maruz kalan adsız hayvancağızın, “demokrasiyi getiren kedi” diye heykeli de dikilir.

Tümü Ali Sirmen - Son yazıları

Lozan’ı ne yapmalı? 10 Aralık 2017 Paz
‘Kudüs, kırmızı çizgimizdir’ 9 Aralık 2017 Cmt
Kediyle gelen demokrasi 7 Aralık 2017 Per