Köşe Yazısı

A+ A-

Solun yanılgıları üzerine bir düşünce atlası

13 Mart 2018 Salı

Bazı Marxistlerin ilk tarihsel yanılgısı, 1950 seçimlerinde, sol adına, Din/Tarım toplumunun temsilcisi olan Demokrat Parti’yi desteklemek oldu.
Bu yanılgıyı 1951 tevkifatında kitle halinde hapse atılmakla ödediler.
Ama toplum daha da ağır bedeller ödedi:
Demokrasi adına, emperyalizmin de desteğiyle, iktidara gelen Demokrat Parti, 18 Nisan 1960’ta kurduğu Tahkikat Encümeni ile Çok Partili Düzen’in ilk sivil darbesini gerçekleştirdi...
Buna tepki olarak yapılan 27 Mayıs 1960 ile de, Çok Partili Dönem’in ilk askeri darbesine yol açmış oldu.
Ve, Marxist kimlikli İdris Küçükömer, (üstelik bunları görmüş, yaşamış biri olarak) “sol sağdır, sağ soldur” eleştirisinde, Demokrat Parti’yi sola koydu.

***

Keşke kendini solcu ya da Marxist sayan bazı aymazların yaptıkları siyasal hatalar orada kalsaydı:
Bu aymazlar, sanki dinci siyaset, (tarihten alınan bütün derslere rağmen ve Marxizmin özüne de karşı olarak) demokrasi üretebilirmiş gibi, Erdoğan/AKP iktidarını, üstelik de şimdi FETÖ/ PDY denilen Gülen Cemaati ile tam ittifak halindeyken, sonuna kadar desteklediler...
Adaleti siyasetin emrine veren, Demokratik Rejim’e ve Hukuk Devleti’ne büyük bir darbe vuran, 12 Eylül 2010 halkoylamasındaki değişikliklerin kabulüne, “Yetmez ama ‘Evet’” sloganı ile öncülük ettiler.
Ve ne yazık ki, bu aymazların bir bölümü, şu anda bunun bedelini yine hapisle ödüyor.
(Ben, aynen 1951 tevkifatı gibi, 2016 tevkifatının da yanlış olduğunu, Demokratik Hukuk Devleti’ne darbe vurduğunu düşünüyorum.)

***

Sol adına, Siyasal İslam’ı, “demokrat”, “ilerici”, “halkçı”, “sol” sanan ve Demokratik Cumhuriyetin altını oyan büyük yanılgının kökleri nerede yatıyor?
Solu sağ, sağı sol olarak niteleme yanlışı nereden kaynaklanıyor?
İşte bu soruların yanıtlarını Zülâl Kalkandelen, “İdris Küçükömer’in Tezleri, İKİNCİ CUMHURİYETÇİ- LİĞİN TEMELLERİ, İkinci Gruptan Yetmez Ama Evetçi Liberallere 90 Yılın İhanet Mirası”, adlı, Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından basılan kitabıyla veriyor!

***

Zülâl Kalkandelen’e göre Küçükömer’in temel yanlışı, Osmanlı’nın Din-Tarım toplumunda ezilen köylü kitlelerini, ezildikleri ve yoksul oldukları için solcu sanması ve Atatürk Devrimi’ni anlayamamasıdır. (ss. 26, 29-33)
Bu yanlış, Endüstri Devrimi’ni yaşamamış bir toplumda, işçi sınıfının devrimci niteliğini, tarihsel olarak yanlış yere, Din-Tarım toplumunun köylü kitlelerine ve onları dinci çizgide istismar eden siyasal hareketlere oturtmaya çalışmasından kaynaklanıyor.
Elbette bu yanlışın devamı olarak, İstiklal Savaşı sırasında Meclis’te oluşan Hilafetçi İkinci Grubu ve onun devamı olan Terakkiperver Cumhuriyetçi Parti’yi de “İslamcı Halk Cephesi” olarak sola koyuyor! (s. 56)
Küçükömer bu çerçevede, Türkiye’ye, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra bir kez daha çağ atlatarak Sosyal Refah Devleti’ni kuran 1961 Anayasası’na da karşıdır. (s. 48-51)
Kalkandelen, kitabının bu ikinci baskısına, Küçükömer’in tezlerini izleyenlerin, yani dinci siyasetten Demokrasi bekleme yanlışını bugün de sürdürenlerin, sol adına Erdoğan/ AKP iktidarına destek verenlerin ve bugün gelinen noktada özeleştiri yapmak yerine, “aldatıldık” diyenlerin çözümlemesini de eklemiş ve konuyu günümüze kadar getirmiş.
Kalkandelen’in bu kitabı, yakın tarihimizi ve solun yanlışlarını öğrenmek isteyenler için yol haritası belirleyen bir DÜŞÜNCE ATLASI niteliğinde.

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

Demirtaş’ın 80 sandalyesi 25 Mayıs 2018 Cum
Talan ve yağmanın trajik sonu 24 Mayıs 2018 Per
Vurun CHP’ye! 22 Mayıs 2018 Sal